Bir Müşteri Sadakati: LoveMark
Bu ifade bir insana duyulan en güçlü bağ olan aşkın, bir markaya olan halidir. O çok sevdiğimiz markaya da gönülden bağlıyızdır. Tıpkı insan ilişkisinde olduğu gibi bir markayla da aramızda bir bağ oluşur ve bu marka da bize hitap etmek, dürüst olmak, kalbimize dokunmak ve orada kalıcı olmak hedefindedir. Peki bu “LoveMark” nasıl ortaya çıktı?
2005 yılında Kevin Roberts tarafından kullanılmaya başlanan Türkçe ifadesiyle “Aşk Markası” olan lovemark tüketici ile marka arasında oluşan duygusal bağı ifade eder. Roberts zaman içinde gücün üreticilerden (markalardan), tüketicilere (insanlara) geçtiğini fark etmiştir. Kevin Roberts lovemark’ı 3 temel unsur üzerine temellendirir. Duygu, gizem ve samimiyet. Roberts bu duygulara hatırlanan bir değer, kalıcı bir marka olabilmek için hitap edilmesi gerektiğini savunur.
Gizem: Markalar hedef kitlesini şaşırtmalı ve dikkatini çekmelidir. Harika ve şaşırtıcı hikâyelerle tüketiciyi meraklandırmalı ve içindeki daha fazlasını istiyorum hissini oluşturmaya çalışmalıdır. Buradaki amaç, müşteriye ilham vermek ve iyi hissettirmeye çalışmaktır.
Duygu: Marka ve müşteri arasında bir bağ kurabilmek için ürünümüz veya hizmetimiz ile müşteride bir his bırakmalıyız. Bunu markanın tadı, görüşünü, hissiyatı, kokusu ve diğer tüm özellikleriyle müşterinin duygularına hitap edecek şekilde yapmalıyız.
Samimiyet: Marka, tek bir kanalla değil ona ulaşabildiği tüm kanallar ile müşteriyle iletişim kurmalı ve bu şekilde bir diyalog, bir bağ oluşturmalıdır. Müşteride tutku, empati, ilham, bağlılık gibi duyguları açığa çıkarılmalıdır.
2022 Türkiye LoveMark’ları (MediaCat ve İpsos araştırmalarına göre)
- Akaryakıt: OPET
- Ambalajlı Su: Erikli
- Banka: Ziraat Bankası
- Beyaz Eşya: Arçelik
- Bitki Çayı: Doğadan
- Kahve: Nescafé
- Mobilya: İstikbal
- Pizza: Domino’s
- E-ticaret: Trendyol
- Giyim-Tekstil: LC Waikiki
- İç Giyim: Penti
LoveMark’ta aşk tek taraflı değildir. Marka da tüketicisine âşık olduğunda bu aşk zamanla büyür, çoğalır ve etrafa saçılır. Yani müşteri, artık sadece bir müşteri değil o markanın bir parçası olmalıdır.