Marshall McLuhan’ın Teorileri Işığında Yeni Medya

02.03.2023
Okuma Süresi: 11 dakika
A+
A-

(Herbert) Marshall McLuhan kimdir?

Marshall Mcluhan, Kanada doğumlu sosyolog ve iletişim kuramcıdır. McLuhan, medya araçlarının insanlar ve toplumlar üzerindeki etkilerini araştırmış, medya araçlarının kitlesel olarak dönüşümlerini yorumlamış ve bunun üzerinden sayısız teoriler ortaya koymuştur. “Mechanical Bride – Mekanik Gelin”, “Gutenberg Galaxy – Gutenberg Galaksisi”, “Understanding Media – Medyayı Anlamak” eserleri iletişim bilimi açısından dünyaca ünlüdür (Altun, 2006:15-16).

McLuhan, medya araçları ve teknolojinin çok akışkan bir değişime sahip olduğunu aynı zamanda her yeni gelen iletişim aracının içinde bulunduğu toplumun kültürel ve sosyolojik değerlerindeki değişimlerde de etkili olduğunu savunmaktadır (McLuhan,1964). Toplumsal bazda her türlü değişimin başlıca nedeninin araç olduğunu savunmasıyla teknolojik determinist olarak değerlendirilen McLuhan, “The Medium is Message – Araç Mesajdır” önermesi ile tanınmaktadır. İnsanlık çağlarını, kullanılan teknolojik aletlere ve bıraktığı etkilere göre dört ana düzlemde inceleyen McLuhan; bu çağları, kabile, edebiyat, matbaa ve teknolojik çağ olarak değerlendirmiştir.

Global Köy ve Yeni Medya

İnternetin olmadığı 1960’lı yıllarda yapmış olduğu söylemlerde, internet öngörülerinde bulunmuş ve bu söylemlerinden dolayı medya kâhini olarak adlandırılmıştır. Bilginin aynı anda herkese ulaşabileceği, tüm iletişim araçlarını ve televizyonu da içine alacak olan yeni ve farklı bir oluşumun ortaya çıkacağı öngörüsünde bulunan McLuhan, “Global Köy” olarak yorumladığı küresel bir dünyanın adeta eskizlerini çizmiştir. Yeni medyanın ve dijitalleşmenin gelişmesi ile birlikte McLuhan’ın öngörülerinin ne denli doğu olduğu anlaşılmıştır. Çoklu ortam, hiper metinsellik (bağlantılı metinler), kodlama ve çift yönlü etkileşim gibi daha birçok özelliği içinde barındıran bu ortam, McLuhan’ın söylediği gibi tüm iletişim araçlarını da içerisinde barındırmaktadır. Erdoğan (2011:479)’a göre internet ortamı, televizyon, gazete, radyo, cep telefonu gibi birçok iletişim aracını bir araya getirmiş bir ortamdır. Yeni medya bankacılık, hukuk, eğitim, eğlence, ticaret, alışveriş, müzik, sinema, kütüphane ve daha birçok sistemi içinde barındıran yapısıyla, zaman ve mekân kavramının son bulduğu ve yaşamı, bilgiye istenilen her alanda ve zamanda ulaşılabilen küresel bir uzama dönüştürmüştür. Bu bağlamda tüm insanlık, küresel sanal bir alanın figürü haline gelmiştir. Her ne kadar teknoloji yanlısı olarak ve iletişim araçları nedenselliğiyle tanınmış olsa da McLuhan, teknolojinin ve iletişim araçlarının ele geçiren yapısından da söz etmiştir.

“Benliğimizi tümüyle medya teslim aldı. Kitle iletişim araçları kişisel hayatımızı, siyasal, ekonomik, estetik, psikolojik, ahlaki ve etik hayat alanlarımızı öylesine yaygın bir biçimde etkilemektedir ki ilişmedikleri, dokunmadıkları, değiştirmedikleri hiçbir yanımız kalmadı. Yaradanımız medya şimdi” … (McLuhan, 2019:26).

McLuhan’ın kitabındaki bu sözlerini günümüz dünyası için düşünürsek, sosyal medya ile ne kadar benzerlik gösterdiğini görmüş oluruz. Yeni medya ortamlarında oluşturduğumuz sosyal medya hesaplarımız, hayatımızın birçok alanını etkilemektedir. Sosyal medya hesaplarımıza yüklediğimiz fotoğraflarımız, konumlar, yediğimiz yemekler, dinlediğimiz müzikler, siyasi paylaşımlarımız, duygu durum paylaşımlarımız ve daha birçok paylaşım, McLuhan’ın yıllar önce öne sürdüğü tezi doğrular niteliktedir. McLuhan, dijital dünyanın bu denli bizi ele geçireceğini düşündü mü bilinmez ama, teknolojik iletişim araçları ile çepeçevre sarılmış bir dünyanın parçası olduğumuz aşikâr. McLuhan, insanlar teknolojiyi ve iletişim araçlarını kendilerinin oluşturduğunu düşünürler fakat gerçekte olan insanların ve toplumların şekilleniyor olması gerçeğidir der. Bu bağlamda, yeni medya platformlarındaki her alanı kendimizin yönettiğini düşünmemize rağmen, gerçekte yeni medyaya göre şekilleniyor olabilir miyiz? Günümüzde yeni medyanın bize empoze ettiği güzellik algısı ile estetik oranlarındaki artış ve tüm insanların adeta birbirlerinin birer kopyası haline dönüşmesi ve tek tip güzellik anlayışının benimsenmesi ile karşı karşıyayız. Beraberinde gelen eğlence anlayışları değişiklikleri, yemek kültürleri, poz verme şekilleri, Türkçe yazı karakterlerindeki değişimler ve harflerin farklı yazılma modası, hitabet ve konuşma şekillerindeki aynılaşmalar ve daha birçok değişimlerle de kendini göstermektedir. Bu bağlamda yeni medya, toplum olarak birçok insanımızı değiştirmiş ve başkalaştırmıştır.

Yeni medya platformundaki ücretli bir film ve dizi uygulamasında, o kanalın bize önerdiği filmler çok kısa bir süre sonra en çok izlenenler listesinde yerini almaktadır. “Önerilenler listesinde var ise kesin güzeldir” düşüncesi ile bize sunulan içeriklere kendi isteğimiz ile maruz kalmıyor muyuz? Sinema ve reklam endüstrisi, insanların fikirlerini kendi istekleri doğrultusunda şekillendirmek için en büyük etki sistemlerinden biridir. Yeni medyanın gelişmesi ile birlikte yeni medyaya eklemlenmiş olan sinema, dizi ve reklamlar bu alanda isteklerini daha kolay gerçekleştirebilmektedir. Sizin de mutlaka bir hamburgerden söz ettiğiniz ve tatile gitmek istediğinizden söz ettiğiniz bir günün ardından, bilgisayarınızı, telefonunuzu açtığınızda, hamburger reklamlarına, tatil sitelerinin ve otellerin reklamlarına maruz kaldığınız kesin olmuştur. Sizce internet bir medyum mu? İşte bu yeni medyanın şekillendirmesi ve ele geçirmişliğiyle örülmüş yeni dünyanız…

McLuhan tüm iletişim araçlarını, insanların belli organları ile betimlemiş ve her iletişim aracının insanın bir uzantısı olarak nitelendirmiştir. Buna göre, televizyon insanın gözünün ve kulağının bir uzantısı olarak yerini alırken, telefonu sesin bir uzantısı, bilgisayarı beynin bir uzantısı olarak açıklamıştır. McLuhan aynı zamanda insanın kendi uzuvlarının uzantılarından etkilenme durumlarından da bahsetmiştir. Bir uyuşma ve narkoz etkisi olarak nitelendirdiği bu durum için, iletişim araçlarının ve teknolojinin akıllıca kullanılması gerektiğini de vurgular. McLuhan’ın uyuşma teorisi günümüz sosyal medya hesaplarında kendini göstermektedir.“Narcissus” mitinden yararlanarak açıkladığı narkoz etkisine göre, insanların kendi uzuvlarının uzantıları haline gelmiş olan iletişim araçlarından etkilenme durumunda olduğunu savunmaktadır (akt. Agodzo, 2015:2-3). McLuhan’ın örnek olarak verdiği Narcissus’un hikayesine değinelim. Narcissus, Yunan mitolojisinde yer alan bir karakterdir. Kusursuz yakışıklılığıyla bilinen bu karakter, yıllarca aradığı muhteşem aşkı bulamamış ve en sonunda tesadüfen gördüğü sudaki kendi yansımasına aşık olmuştur. Narcissus, sudaki yansımasından bir türlü vazgeçemez ve sonunda açlık ve susuzluktan ölür (www.worldhistory.org, 2017). Günümüzde tıpkı Narcissus gibi kendi yansımasına hayran olan bir sosyal medya kitlesi söz konusudur. Yapılan birçok araştırma, sosyal medya kullanıcılarının selfie (özçekim) fotoğraflarının paylaşması ile beğeni ve takipçi sayılarındaki artış isteklerini narsist kişilik durumu ile tanımlamaktadır. Kişilerin beğenilme arzuları ve daha fazla kişi tarafından özenilen fenomen kişi konumuna yerleşme istekleri bu tezi doğrular niteliktedir.

McLuhan iletişim araçları ve teknolojinin nedenselliğinden yana olsa da, kitle iletişim araçlarının iyi anlaşılması ve nasıl kullanılması gerektiğinin bilinmesi gerekliliğinden de bahseder. Her kitle iletişim aracının olumlu ve olumsuz yanları elbette vardır, önemli olan bu araçların hangi amaçla kullanılıyor olmasıdır. Teknolojinin bu denli ilerlemiş olduğu günümüzde, yeni medya okuryazarlığının öneminin algılanması ile daha işlevsel ve bilinçli kullanımlarla hayatımızı daha güvenli bir şekilde kolaylaştırabilmemiz ümidiyle..

 

Kaynaklar

Agodzo, D. (2015). “A Critical Review of Marshall McLuhan’s UnderstandingMedia: The Extensions of Man”, Spring Arbor University, Mass Communication, Culture &Technology.

Altun, F. (2006). M. McLuhan ve J. Baudrillard’ın Medya Kuramlarının Karşılaştırmalı Çözümlemesi. Doktora Tezi. İstanbul Üniversitesi.

Erdoğan, İ. (2011). “İletişimi Anlamak”. Ankara: Erk Yayınları.

İnternet: Worldhistory.org (2017). Narcissus. https://www.worldhistory.org/trans/tr/1-15724/narcissus/

McLuhan, M. (1964). “Understanding Media: The Extensions of Man”. New York: McGraw Hill

McLuhan, M. (2019). “Yaradanımız Medya”, (Çev. Ünsal Oskay), Nora Yayıncılık

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 6 Yorum
  1. Murat Aydoğdu dedi ki:

    Kaleminize sağlık, çok bilimsel ve çok başarılı.

    1. Başak özer akgül dedi ki:

      Çok teşekkür ederim hocam

  2. Gül Ozer dedi ki:

    Ne güzel yazmışsın ve özetlemişsin George Orwell’í anmamak mümkün değil. Siyasetten ticarete kadar büyüyen bu yelpaze dediğin gibi narkoz hatta hipnozla toplumu ele geçirmekte medya. Umarım yayınlanan her şeyi bir filtreden geçirmeden kullanmayız artık. Harika bir makaleydi. Çok teşekkürler

    1. Başak özer akgül dedi ki:

      Çok teşekkür ederim

  3. Ahmet Türkmen dedi ki:

    Seninle gurur duyuyoruz. Harika bir yazı olmuş.

    1. Başak özer akgül dedi ki:

      Çok teşekkür ederim Ahmet