İletişim İçin Öz Farkındalık
İletişim, varlıklar arası duygu, düşünce ve bilgi alışverişi gibi aktarımları sağlayan temel bir sosyal olgudur. Kişiler ve birimler arası sağlıklı, gerekli iletişimin sağlanabilmesi, iletişimin komplike ihtiyaçlarını içerir. Kendini ifade edebilme, benlik kavramı, algı-anlayış türleri ve öz farkındalık iletişimin içeriklerinden bazılarıdır.
Etkili iletişim için başta gelen becerilerden olan öz farkındalık; İş dünyasından sosyal hayata, kişinin kendisiyle iletişiminden dış dünyayla iletişimine özellikle lider kişilerin ve yönetim alanında çalışan kişilerin sahip olması, ilerletmesi gereken iletişim becerisidir. Öz farkındalık temel anlamda, kişinin kim olduğuna dair sahip olduğu bilgidir. Kişisel farkındalık olmadan iletişim tam olarak doğru kurulmuş olamamakla beraber kişinin kendisiyle diyaloğunu da olumsuz etkiler.
Amerikalı iki psikolog Joseph Luft ve Harry Ingram tarafından, Kaliforniya Üniversitesi, Los Angeles’ta geliştirilmiş olan Johari Penceresi benlikleri dört ana alana ayırarak, kişinin iletişimini analiz ediyor. Her bireyin Johari Penceresi farklıdır ve bireyin penceresi bir zamandan diğerine ve bir iletişim durumundan diğerine değişmektedir. Gelişimi ise başkalarını dinleyerek, açık benliğinizi artırarak, kendiniz hakkında bilgi arayarak ve kendinizle diyalog kurarak sağlanabilmektedir.
Johari Penceresi’nin dört ana benliği ise;
Açık/Serbest Alan: Kişinin hem kendisi hakkında bildiklerini hem de diğerleri tarafından bilinen özelliklerini kapsamaktadır. Bu alan genel olarak herkes tarafından kolayca gözlemlenebilen, kişinin de anlatmaktan çekinmediği bilgiler, nitelik tutum ve davranışları içermektedir. İlişkilerde en avantajlı bölge olarak bilinen açık alan, takım çalışması ve etkili iletişim için de en geniş olması gereken alandır. Geniş bir açık alana sahip olan kişiler başarılı iletişime sahip olabilmektedir ve grup çalışmalarında başarılı olabilme eğilimindedirler. Onlar için birer iletişim ustası denebilir. Ayrıca bu kişiler için rahat, doğal, özgüveni olan, duygusal yeterlilikleri gelişmiş ve duygusal zekaları yüksek kişiler denebilir. Açık fikirli, paylaşımcı ve işbirliğine açıktırlar.
Kör Alan: Kişinin kendinin farkında olmadığı ya da bilmediği ancak etrafındaki insanlar tarafından bilinenleri ifade eder. Kaygı, korku, kıskançlık bu alan içerisinde yer almaktadır. Bu alanın geniş olması demek, kişinin tek yönlü iletişimi tercih eden, benmerkezci, savunmacı, eleştirilere kapalı, şüpheci olduğu anlamına gelmektedir. Otoriter yöneticiler ve baskın kişiler daha çok bu özelliktedirler. Bu kişiler karşıdakinin düşüncesini anlama eğiliminde değildirler.
Gizli Alan: Kişi tarafından bilinip, diğerleri tarafından bilinmeyen özellikleri içermekte, kişinin paylaşmak istemediği ve gizlediği bilgileri kapsamaktadır. Bu alanın geniş olması kişinin risk almayan, bilinmeyenle baş edemeyen, hakkını arayamayan, kendine odaklı, özgüveni eksik, paylaşıma kapalı ve içe dönük olduğu anlamına gelmektedir. Bu kişiler için iletişim zordur ve problemlerden çekinirler.
Bilinmeyen Alan: Kişinin kendisi ve etrafındaki kişiler tarafından bilinmeyen özelliklerini, bilinçaltı ve bilinçdışı bilgileri kapsamaktadır. Bilinmeyen alanı geniş olan kişilerin davranışları kestirilemez. Kuralcı ve mesafeli insanlardır. Problemlerden ve çatışmalardan daima kaçan bu insanlar iletişimde etkili rol oynamazlar. şeklinde sıralanabilir.