İkna ve iletişim
Günümüzde ikna edici iletişim gerek kurumlar arasında gerekse bireyler arasında olsun epey yaygın bir iletişim türüdür. Bu bağlamdan yola çıkarak ikna bütün dünyada yaşayan canlıların üzerine kuruludur diyebiliriz. Örnek vermek gerekirse arkadaşımızla dışarı çıktığımızda nereye gitme konusunda birbirimizi ikna etmemiz gerekir. Yani arkadaşımız x kafesine gitmek istiyor diyelim ama oranın kahveleri hem gereğinden fazla pahalı hem de iyi olmadığını varsayıp, arkadaşımızı daha güzel içecekleri olan y kafesine gitmesi konusunda ikna edici şekilde konuşarak onu ikna edebiliriz. Aslında ikna karşımızdaki bireyleri veya kurumu bir nevi manipüle ederek onların düşüncelerini değiştirme davranışıdır diyebiliriz. İkna bilinçli şekilde yapılır. İkna edici iletişimde kişinin tutum ve davranışının da önemli rolü vardır. Aslında ikna sözlü ve sözsüz olarak nitelendirdiğimiz iletişim üzerine kurulmuş temel yapı taşıdır. Sözlü iletişim dediğimiz zaman akla gelen kavramlar; karşı karşıya konuşma, telefonda konuşma, dinlediğimiz seminerler, toplantılar gibi pek çok türlerden oluşur. Sözsüz iletişim açısından bakmak gerekirse; beden dili, jest ve mimikler giydiğimiz kıyafetler vb. olarak nitelendirilir. Bu bağlamdan hareketle ikna edici iletişim sadece konuşarak karşımızdaki birey veya grupları etkilemek değil, kendi hal ve hareketlerimizle, konuşma tarzımızla, giyindiğimiz kıyafetlerle… Karşımızdaki kişileri etkileyip kararlarını değiştirmeleri yönünde etkilediğimiz etkili iletişim yöntemidir. Halkla ilişkiler açısından baktığımızda uzmanlar ve halkla ilişkiler bünyesinde çalışan bireyler tarafından hazırlanan etkili mesaj stratejileri ve uygulamaları sayesinde hedef kitlelerini ikna etmeyi amaçlarlar. İkna edici iletişimin de kendi içinde öğeleri bulunmaktadır. Bunlar; kaynak, mesaj, kanal ve amaç olarak ele alınabilir. Bütün bunlara kısaca değinmek gerekirse kaynak olarak kendimizi, mesaj olarak karşı tarafa ne aktardığımızı, kanal olarak mesajı ne ile aktardığımız ve amaç olarak ise gerçekleştirdiğimiz iletişimde amacımızın ne olduğunu belirtebiliriz. Örneğin markette eski bir arkadaşımızla karşılaşalım ve arkadaşımızla sohbet etmeye başlayalım. Daha sonra biraz vakit geçirmek için ona boş vaktinin olup olmadığını soralım. Eğer o da uygunsa bir yerlerde oturup çay kahve eşliğinde sohbet edip eski günler hakkında konuşup vakit geçirelim. Kısaca ikna bilerek veya bilmeyerek yapılan, bireyleri karar ve faaliyetlerinden vazgeçirip kendi istediklerine uymaları konusunda onları etkilemektir diyebiliriz.