Yapay Zeka ve Reklamcılık

22.06.2024
Okuma Süresi: 8 dakika
A+
A-
Ben Gizem Alkış, 21 yaşındayım. İstanbul Medipol Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık (Tam Burslu) 1. Sınıf öğrencisiyim. Sürekli soru sormaktan çekinmeyen, meraklı ve araştırmaktan keyif alan birisiyimdir. Dünyadaki tüm sorunların kâğıt ve kalemle çözüleceğine inanlardan birisi olarak, yazmak benim için anlaşılacağı üzere bir tutku halinde. Bu ilgimi şimdi okuduğum bölümle ilişkisi olan medya, pazarlama, reklam ve halkla ilişkiler gibi alanlara yönelmiş bu alanda kendimi geliştirmekteyim.

 

Aristotales’e göre retorik ne bilimdir ne de bilgiyi öğretme yöntemidir. O sadece ikna etme sanatıdır. Retorik, reklamcılık, yapay zekâ… Bir paletin üstünde dağınık duran renkler, dijital çağa girmemiz ile bir tuvalin üzerinde nasılda bir eser haline gelip anlam kazanıyor gelin öğrenelim.
Konuya reklamcılık ile başlamak gerekirse, reklamcılık geçmişten günümüze farklı iletileri iletmek, potansiyel müşteri kitlesine ulaşmak ve yönlendirmek için hep var olmuştur. Mısır da papirüs kağıtlarının satış ve ticari olarak kullanılması, Asya ve Afrika da duvar kalıntıların belli fikirleri iletmek için kullanılması, Antik Çin de kaligrafik tabelaların ve mürekkepli kağıtların müşterilere ulaşmak için kullanılması örnek olarak verilebilir. Yüzyılların geçmesine rağmen reklamcılığın etkisi azalmamış tam tersine kullanılan yöntemler ve uygulamalar ile etki alanı daha da genişlemiştir.
Geçtiğimiz yüzyıllarda reklamcılık geleneksel medya dediğimiz televizyon, radyo, dergi, gazete gibi yazılı ve sözlü alanda faaliyetlerini gösteriyordu. Basılı reklamlar olan gazete, dergi, afişler ilgi çekici içerikler hazırlayarak insanları kendilerine çekmesiyle, televizyon reklamları hızlı ve ikna edici olmasıyla izleme deneyiminin önemli bir parçası haline gelmesiyle, radyo reklamcılığı ise insanların günlük hayatta reklamlara maruz kalmasına neden olarak bilinçaltına mesajlar iletmesiyle ön plana çıkıyordu. Geleneksel reklamcılığın etkisi ne kadar geniş olsa da değişen yüzyıla ayak uydurmada birkaç eksiklik yaşıyor denilebilir. Geleneksel reklamlar tek yönlü bir iletişimdi ve herkese uyan tek bir yaklaşımla geniş kitleleri hedefliyordu. Reklam yazarlığı ve tasarım, bireysel tüketiciler için kişiselleştirme becerileri sınırlıydı. Fakat dijital bir çağa girmemizle reklamcılık sektörü, AI ile tanışarak etki alanını uçsuz bucaksız hale getirdi desek yanlış olmaz.
Her alanda etkisini göstermiş olan yapay zekâ kısa zamanda reklamcılık sektöründe de kendisini göstermiş, üretici-tüketici dengesine yeni bir boyut kazandırmıştır. ‘’Yapay zekâ reklamcılık dünyasına nasıl bir etki etmiş olabilir ki? ‘’ diye sorabilirsiniz. Yapay zekâ sizi annenizden bile daha iyi tanıyarak bir veri analizi ile profilinizi oluşturur. Hangi markalardan giyinmeyi tercih ettiğinizi, ne tarz ilgi alanlarınız olduğunuzu, hangi yemekleri sevip sevmeyeceğinize kadar kişiselleştirilmiş veri analizi ile reklamları sizin kişiliğinize uygun olarak uygun bir zaman ve ortamda karşınıza çıkarır. Yani kişilerin yaş, cinsiyet, demografik ve davranış özelliklerine göre kişiselleştirilmiş reklamlar oluşturur. Daha önceki tercihler ile ileride edilebilecek tercihler arasında bir bağlantı kurarak size önerilerde bulunur. Geriye kalan tek şey ise sizin ürünü satın almanız olur. Marka profilinizi çıkarmış ve sizi çoktan bir tüketici haline getirmiştir yapay zekâ, satın alma sürecini de sizin yerinize yaparak çoktan ürünü satın almış olursunuz. Yapay zekanın bu gücünü fark eden markalar, bir yandan geleneksel medyadan da kopmayarak bu teknolojiyi her alanda kullanmışlar ve hala kullanmaya devam etmektedirler. Markaların yapay zekâ ile olan ilişkini bir marka üzerinden anlatmak gerekirsek ETİ POPKEK buna çok iyi bir örnektir. Eti markası bir alt ürünü olan Eti popkek ürünü için yapay zekayı kullanarak bir ürün oluşturdular: Eti Popkek PopGPT. Yapay zekâ tarafından üretilen bu ürün sadece görsel kısmında değil, lezzet kısmında da kendini göstermiş ve kek kategorisinde alışılagelmiş bir tat olmayan ‘’Frambuazlı Cheesecake ‘’ fikriyle Etinin potansiyel müşterilerine hem tat hem de görsel olarak bir deneyim sunmuştur.
Bir başka örnek ise Ülker markasının bir alt ürünü olan Albeni çikolatasının ambalaj değişikliği için yapay zekadan yardım alması gösterilebilir. Tasarım sürecinde hedef kitlenin tercih ettiği ‘’eğlenceli’’ ‘’trend’’ ve ‘’heyecanlı’’ kelimeleri kullanarak yapay zekâ tarafından albeniye özel binlerce ambalaj üretildi ve böylece potansiyel müşteriler yeni bir deneyim elde ederek marka hakkında bir fikir sahibi oldular.
Örnekler dolayısı ile de yapay zekâ reklamcılık sektörünü sadece bir alanda değil birçok alanda etkiler. Saniyeler içinde tüketici profilleri oluşturmadan markaların ürünlerini oluşturmasına kadar her safhada hızlı ve yaratıcı bir süreç oluşturur. Markaların yapay zekayı merkeze almasının bir diğer önemli etkilerinden birisi de zamandan ve kaynaktan tasarruf etmelerini sağlar. Etki alanı bu kadar yaygın olan yapay zekâ tüm alanların vazgeçilmezi olsa da bir soruyu kendimize sormamız lazım. Her alanda olduğu gibi reklamcılık sektöründe de yapay zekâ ile yapılan bu faaliyetlerin hepsi ‘’etik’’ midir? Gerçekçi ve ikna edici içerik üretme yeteneğine sahip olan yapay zekâ müşterileri aldatabilecek veya yanıltabilecek bir güce sahiptir. Bir ürünün sahip olduğu özellikleri gereğinden fazla müşterilere tatmin edici olarak uygulayabilir. Reklamverenler, yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin şeffaf, doğru ve etik kurallara uygun olmasını sağlamalıdır. Ayrıca müşteri veri analizi yapan yapay zekaya belli sınırlar çizilmelidir.
İçerikten ürüne üründen görsele kadar her aşamada olan yapay zekâ ne kadar yeterlilik sahibi bir teknoloji olsa da insan dokunuşunun eksikliği birçok eksikliği de beraberinde getirebilir. Yapay zekanın reklam alanında işleyiş süreci, insanların sahip olduğu yaratıcı içgüdüleri ve duygusal zekalarından bağımsız ilerlememelidir.
Birçok olumlu ve olumsuz yönünü barındıran yapay zekâ, biliyoruz ki günümüz dünyasında her türlü etkilendiğimiz bir alan. Bizim adımıza düşünen, bizim adımıza karar veren ve bizim adımıza satın alma eylemini gerçekleştiren bir mekanizma. Markalar için bir vazgeçilmez olan yapay zekayı bir tüketici olarak yeterli mesafede tutmak ve üretici olarak sımsıkı sarılmalıyız. Çünkü biliyoruz ki, hiçbir insan kendi adına düşünen, karar veren ve faaliyette bulunan bir algoritma tarafından yönetilmek istemez. Ama telaş etmenize gerek yok. Böyle olsa bile siz bunun farkında bile olmayacaksınız. Hatta belki bir sonraki yazımızı bile, bir algoritma tarafından oluşturulan bilinçaltınız ile bilinçsiz bir şekilde okuyacaksınız.

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.