İletişimde Var Olabilmek ve Dinlemek

28.03.2023
Okuma Süresi: 3 dakika
A+
A-
Merhaba ben Sudenaz Sünger, 20 yaşındayım, Trabzonluyum, Trabzon Üniversitesi İletişim Fakültesi' nde halkla ilişkiler ve reklamcılık 2. Sınıf öğrencisiyim. Okumuş olduğum alanı çok seviyorum . Gerekli eğitim ve seminerlere katılıyorum. Katılmaya da devam edeceğim. Bu alanda kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Elimden geldiğince akademik ve sosyal hayatta bölümümle alakalı aktif olmaya çalışıyorum. Hem edindiğim bilgiler ışığında yeni bilgiler, tecrübeler ve deneyimler kazanarak meslek hayatıma donanımlı bir şekilde başlamak istiyorum. İleride hedefim akademik alanda çalışmalar yapıp akademisyen olmak.

Dinleme, en önemli iletişim davranışıdır. Bir kişiye var olduğunu yaşatmanın en etkili yolu o kişiyi dinlemekten geçer. Oysa bizler gündelik yaşantımızda ne kadar doğru ve iyi bir dinleyiciyiz? Ya da gerçekten tam anlamıyla karşımızdakini ne derece dinliyoruz? Dinleme kavramı diyince bu gibi sorularla karşı karşıya kalıyor insan. Dinlemek çok önemli bir davranıştır. Çünkü insanlar, ancak bir başkası tarafından dinlenirken kendilerini bulur. Kim olduklarını anlarlar. Dinlemenin bu kadar önemli olma sebebi ise biz insanlar dinlerken sadece dinlemiyoruz. Dinleme davranışını öğreniyoruz. Sabrı öğreniyoruz. Bu da bizi çok daha iyi bir iletişim kurmaya hazırlıyor. Gün geçtikçe dinleme kavramı basit bir hal almaya başladı. Aslında iletişim, nasıl bizim gündelik yaşantımızın tam merkezi konumundaysa dinleme davranışı da iletişim gibi hayatımızın tam merkezi konumundadır. Zaten ayrılmaz bir parçadırlar ve birbirlerini desteklerler. Tabi burada şuna da değinmek isterim: dinleme davranışını gerçekleştirirken onu ne derece doğru ve iyi yaptığımızda bizim iletişimdeki konumumuzu belirler. Örneğin; bir arkadaşınızla konuşuyorsunuz size çok önemli bir şey anlatıyor. O anda siz onu dinlemeyip başka bir şeyle ilgileniyorsunuz. Bu bahsettiğim örnek ile hepimiz gündelik yaşantımızda sıkça karşılaşmaktayız. İşte tam da burada yanlış yapıyoruz. Biz iletişim gerçekleştirip, karşımızdakini dinlediğimizi zannediyoruz. Ama o anda dinleme davranışı tamamıyla yanlış yapıyoruz. Dinlemeyi gerçekleştirirken özelliklede iletişim anında, o anda olmamız gerekiyor. Algılarımız ve duyularımız açık olmalı. Çünkü  herhangi bir şeyin var olduğunu anlamamız için onu duymamız ve duymaya, dinlemeye çalışmamız gerekir. Orhan Veli Kanık bir şiirinde derki:

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;

Yavaş yavaş sallanıyor

Yapraklar, ağaçlarda;

Uzaklarda, çok uzaklarda,

Sucuların hiç durmayan çıngırakları;

İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı.

Bu mısralardan da anlayacağımız gibi dinlemek için her zaman bir iletişim olması gerekmez. Yeter ki duymak isteyelim.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.