Proaktif ve Reaktif Halkla İlişkiler
Bu kavramların özellikle son zamanlarda iş hayatında daha sık karşımıza çıktığını söyleyebiliriz. “Şirket olarak proaktif bir anlayışa sahibiz.”, “İşe alınacak adayların proaktif olmasına özen gösteriyoruz.”, “Reaktif düşünce yapısı eski yönetimlerde kaldı.”, “Sadece iş hayatında değil özel hayatında da proaktif ol!” gibi cümleleri eminim siz de duymuşsunuzdur. Peki, nedir bu son günlerde sıkça karşılaştığımız reaktif ve proaktif? Birlikte tanımlarını inceleyelim.
Bir kuruluşun sorun çözmekten çok fırsat yaratmaya yönelik olan çabaları proaktif halkla ilişkiler; karşı karşıya kaldığı olumsuzluklardan başarıyla kurtulabilmeye yönelik halkla ilişkiler çabaları ise reaktif halkla ilişkiler olarak tanımlanır. Tanımlardan da anlaşılacağı gibi reaktif yaklaşımda; iş kazaları, meslek hastalıklarında olay yaşandıktan sonra önlem alınmaktaydı. Proaktif yaklaşımda ise iş kazası ve meslek hastalıklarında olay yaşanmadan önce tehlike ve risklerin öngörülmesi ve önleyici tedbirlerin alınması söz konusudur. Şimdi de Proaktif Halkla İlişkiler ve Reaktif Halkla İlişkiler stratejilerini inceleyelim.
Proaktif Halkla İlişkiler Stratejileri; uzun dönemli politikalardır ve uygulamaya, problemi tanımakla başlar. Daha sonra hedeflerini belirler. Mesajı ve araçlarını seçer. Bu programı uygular ve sonuçları da değerlendirir. Proaktif halkla ilişkiler stratejileri aynı zamanda uzun vadede kurumun imajını arttırmaya yöneliktir.
Reaktif Halkla İlişkiler stratejileri, kurumun zarar gören itibarını onarmakla birlikte kaybolan pazar payını önlemede satışları yeniden artırmada kurumun var olan statüsünü korumaya çalışır.
Başka bir ifadeyle proaktif halkla ilişkiler kurumun güçlü taraflarını ele alıp stratejiler geliştirirken Reaktif halkla ilişkiler kurumun zayıf yönlerini ele alır ve bu zayıflıkların nasıl telafi edileceği konusunda stratejiler oluşturur.
Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın
Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum