Engellerin Kontrolü Motivasyon

03.01.2023
Okuma Süresi: 5 dakika
A+
A-
Ben Şeyda Betül Aydın, 19 yaşındayım. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Tasarım yapmayı, video editlemeyi ve insanlarla iletişim kurmayı severim. Kişisel gelişime ve pozitif enerjiye önem veririm. Alanımda gelişip kendi işimi kurmak hedeflerim arasındadır.

Motivasyon kaybı günlük yaşantımızda gerçekleştirmemiz gereken sorumluluklarla baş edememekten, iş hayatımızda kendimizi geliştirmek adına atmamız gereken adımlarda yavaşlamamıza kadar birçok engele sebep olan büyük bir etkendir. Nasıl ki bir şeylerin gerçekleşmesi için önce istediğimiz şeylerin hayalini kurmak gerekiyorsa, kurduğumuz hayalleri gerçekleştirebilmek için de motivasyon gerekiyor. Ne yazık ki günümüzde bu motivasyon dediğimiz şeyi kolay kaybediyor fakat çok zor buluyoruz.

Zor olmasının sebeplerinden birisi de bakış açımızdır. Örnekle anlatmak gerekirse teknolojik ürünlerde en çok tercih edilen ve en kaliteli marka olduğu söylenen Apple, bugünlere gelmeden önce çok fazla aksilik yaşamış, pes etme noktasına gelinmiş ama tekrardan umutlanmış ve günümüze kadar gelmiştir. Demek istediğim o ki, işler ne kadar kötüye giderse gitsin her zaman bir umut vardır ve umutlarımız her zaman toprağı yeşillendirmek için yanımızdadır. Kötü gittiğini düşündüğümüz şeyler aslında daha iyi şeylerin olabileceğini göstermek veya ders almamız gereken şeyler olduğu için hayatın bizlere sunduğu eğitim sisteminin bir aracıdır. Okullarımızdaki sınavları geçmek için fazlasıyla çaba sarf edip zor olduğunu kabul etmemize rağmen çalışmaya devam ediyor ve sınavdan yüksek not almak için elimizden geleni yapıyorken, hayat sınavının daha da zor olabileceği gerçeğini kabul etmek hiç de zor olmamalı. Ne de olsa öğrenilenler ne kadar zor olursa yapılan sınavlar da o kadar zor olur.

Bakış açımızı düzeltebildikten sonra ilk olarak hedefimizde karar kılabilmemiz gerekiyor. ‘Benim hedefim ne? Gitmek istediğim yol bu hedef üzerine mi?’ bu gibi soruları kendimize sormak ve en önemlisi doğru cevapları verebilmek gerekiyor. Ne istediğimizi bildikten sonra ne yapacağımızı da bilmek ve bunun için heyecan duymak daha kolay olacaktır. Hedeflediğimiz yerde kendimizi hayal ettiğimizde ise motivasyon ışıklarını yakmaya başlamış olacağız.

Kendimize güvenmediğimiz zamanlarda aslında gerçekleştirebilecek olduğumuz birçok başarıdan mahrum kalıyoruz. İçimizdeki cevheri çıkarabilmek için özgüvenli olmamız gerekiyor. Kimilerine bu çok korkunç bir şeymiş gibi gelse de aslında hepimizin içinde farkına varamadığı bir özgüveni var zaten. Bunu fark etmek ve açığa çıkarmak ise sadece  istemekle gerçekleşebiliyor.

Başarabileceğimize inanıp istediklerimiz için harekete geçmeye başladığımızda, her adımımızla beraber gelen özgüvenimizi de fark edebileceğiz zaten. Yapmamız gerekenleri ertelemek anlık olarak bize iyi geliyor gibi hissettirse de aslında içimizdeki kaygının artmasına ve bu kaygıların giderek motivasyonumuzu düşürmesine sebep oluyor. Çünkü sorumluluklar insan beynini meşgul eder ve rahat etmemizi engeller. Sürekli işlerimizi düşünüp boş vakit olarak değerlendirdiğimiz zamanları da negatif duygularla doldurur. Oysa ki iyi hissetmek için ertelediğimiz işlerimizi halledip, sonrasında ödül niteliğinde kendimize zaman ayırmak hem pozitif olmamıza hem de yaptığımız işlerden dolayı rahatlamamıza yardımcı olacaktır. Ayrıca hedeflerimize ne kadar erken ulaşırsak bizim için o kadar iyi olacağından kısıtlı da bir zamanımız var. Hangi açıdan bakarsak bakalım, işlerimizi ertelemeyip vaktinde yapmanın motivasyonumuzu arttıracağı kesin. Bütün bunlarla beraber elbette yolunda gitmeyen şeyler olacak. Hata yapmadan, denemeden, görmeden doğruyu öğrenmek çok zor. Güçlenmek ve iyi yerlere gelmek için öncesinde hak etmek gerekiyor.

Hak ettiğimize karar veren şeyler ise önümüze çıkan engellerle nasıl baş ettiğimiz. Pes etmeyip uğruna savaştığımız her şeyin sonunun ödüllendirileceğine olan inancımızı asla yitirmemeliyiz. Kendimizle yüzleşmeli, kimseyi suçlamadan nerede hata yaptığımızı görmeli ve aynı hataları yapmadan başka ihtimaller deneyerek yolumuza devam etmeliyiz. Sulanmış bir kütük parçasının bile meyve verdiği bu dünyada emeklerinizin mutlaka bir karşılığı olacağını unutmayın. Hayat aslında o kadar da acımasız değil. O sadeceiyi ve disiplinli bir eğitmen.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.