Halkla İlişkiler Bir İletişim Mekanızmasıdır , Tabularını Yık…
Merhabalar güzel dostlarım ve sayın okurlarım. İletişim bir güç mekanızması olarak görüyorum. Size bir önceki yazımda ilk iş hayatımda nasıl bir iletişim kurduğumdan bahsetceğim, demiştim. Öncelikle benim ilk deneyimim TBMM de staj yaparak başladı. Daha sonrasında kısa süre müşteri temsilciliği yaptım. Şimdi ise global bir markette satış danışmanıyım. Hayatımın bir deneyim olduğununun farkındayım. Kurduğum iletişimde önceliğim taleplere cevap vermek ve istenilen talepleri yerine getirebilmektir. Öncelikle kişi sizin sinir seviyenizi aşsa bile alttan alın ve kaliteli cevaplar verin. Çünkü iletişim sabır ister. Müşteri temsilcileri bilir yeri gelir küfür bile yersiniz fakat orda takılı kalmayın. Üzülmeyin çoğu müşteri temsilcisinin başına geliyor.
Ne olursa olsun güne pozitif başlayın. İnanın satış danışmanlığı işimde zorluklar çekiyorum. Ürünü bırakıp gidende var sana durduk yere yirmibeş kuruş için bağıranda. Bunlar sizin probleminiz asla değil. Sizi üzen her olayda kendinizi negatif hissedereseniz , kendinize bir şey katamazsınız.
Ben 23 olacağım, daha çıtırız. Yeri gelir ağlarız ve yeniden başlarız. Önemli olan geriye gitmemektir. Yeniden başlayabilmektir. Hayatta aynen böyledir.
Bakın iletişim de karşıyı da mutlaka anlamaya önem gösterin. Bu kişi bana ne diyor, nasıl bir dil ögesi kullanmalıyım. İletişim retoriği denilen kavram tekrarlayabilmekten geçer. Buda gerçek hayatta kurduğunuz iletişim aşamalarından geçer. İletişim bir dil bilimi gibidir. Kullanabilmek bir zanaat ister. Halkla ilişkiler mezunları olarak iletişimde hatasız olduğumuz kanaatine geliyoruz. Fakat o iş öyle değil . Deneyimler kazanmış bir büyüğün senden daha iyi bir iletişim kurduğunda hayatın bir kısmının deneyimlerinin olduğunu fark edince anlıyorsunuz. İşleve geçebilmek en önemlisidir.
Ama işinizi yapmak için de yapmayın, gerçekten kafanızı verin.
Konuşurken dikkatli olun, dinlerken ise kulaklarınızı açın. Dinleme faaliyeti konuşmaktan daha önemlidir. Dijital iletişime dayanan toplantılara katılın , orda ki insanlara soru sorun asla çekinmeyin. Vekil , spiker vb vb hepsi ile üniversitedeki hocam sayesinde katıldım ve sorular sordum.
Şuanki hedefim atanmak çünkü özel sektör gerçekten çok zor. Siz okurlarımız kurumsal bir yazı yazarak sizi sıkmak istemiyorum. Beni aranızdan biri olarak görmenizi , sizlere yazılarımda deneyim yolculuğumu anlatmak istiyorum.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk evlatları olarak Türkçeyi en doğru şekilde kullanmalıyız, Türkçeyi her anlamda doğru kullanabilmek yegane işlevimiz olmalı. İlk hedefimiz iletişim sonra hakkını vererek çalışmaktır.
Diğer yazıda görüşmek üzere…