İletişim Felsefesi
Jaspers Felsefesinde İletişim Kavramı
Birçok disiplinin arasında yer alan bir bilim dalı olarak iletişim bilimi; değişik uygulama alanlarında da giderek önem kazanmaya başlamıştır. İletişimin birlikte anıldığı ve değişik boyutlar kazandırdığı alanlardan biri de iletişim felsefesidir. İnsanlığın uzun tarihine bakıldığında insanların var oldukları dönemden itibaren iletişimin başladığını söyleyebiliriz. İletişim insanla başlayan ve süregelen bir edimdir.
İletişim insanlar için olmazsa olmaz bir eylem sayılmaktadır. İnsanın varlığını sürdürmesi için iletişim gereklidir. İnsanları iletişim kurmaya iten amaçlara bakıldığında beş temel amaç karşımıza çıkmaktadır. İletişimde güdülen amaçlar; var olmak, öğrenmek, paylaşmak, etkilemek ve yönlendirmek, eğlenmek ve mutlu olmak şeklinde ele alınmaktadır.
Felsefenin yaşamın anlamı nedir sorusundan yola çıkarak, “iletişimin anlamı nedir” sorusunun sorulması iletişim felsefesinin özünü oluşturmaktadır. 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren; kim, neden, hangi gereksinimlerini karşılamak amacıyla iletişime girer ve bu iletişimde nasıl bir politika stratejisi geliştirir? Sorusunun anlamı ve cevabı önemini yitirmiştir. Günümüzde bu anlam “kültürel üretim ve paylaşım üzerinde denetim kuran güçteki değişimin, kamusal alanı nasıl sınırlandırdığı ya da özgürleştirdiği” sorusunda aranmaya başlanmıştır.
Karl Jaspers Felsefesinde İletişim Kavramı
20. yüzyılın kendine özgü şartlarında önem kazanan iletişim felsefesi üzerine çalışan düşünürlerden biri de Jaspers’dır. İletişim felsefesi konusunda önemli çalışmaları bulunan Karl Theodor Jaspers 23 Şubat 1883 yılında Oldenburg’ta doğmuştur. Felsefede varoluşçu akımın teorisyenlerinden olan Alman Karl Jaspers filozof ve psikiyatristtir. Modern Psikiyatri, din felsefesi, tarih felsefesi ve siyaset felsefesi alanlarında önemli etkileri görülmüştür. Karl Jaspers felsefesinde çok sayıda farklı bakış açısı benimsemiştir ve geliştirmiştir.
Jaspers’ın felsefesinin temelinde; iletişimin, var olma nedeni olduğunu söyleyebiliriz. İletişimi kavram olarak ele alan ve irdeleyen Jaspers bu alanda öncülük etmiştir. Jaspers felsefesini çevreleyen şey, iletişim probleminin kendisidir.
Felsefe yapmanın temelinde iletişimin olduğunu dile getiren Jaspers şunları söylemiştir:
”Felsefe yapışın kökeni hayret etmede, şüphede, kaybolmuşluğun bilincinde bulunur. Her durumda felsefe yapış, insanı kuşatan bir sarsıntıyla başlar ve hayret etmeden hareketle bir amaca ulaşmak ister. Platon ve Aristoteles hayret etmeden hareketle varlığın özünü aramışlardır. Descartes kesin olmayanın sonsuzluğunda zorunlu kesinliği aramıştır. Stoacılar var olmanın acısı içinde ruhun huzurunu yakalamaya çalıştılar.
Jaspers, kendinin farkına varan ve kendinin farkında olan insanın temel sorununun iletişim olduğunu söylemektedir. Jaspers felsefesinin temeline iletişim kavramını ve sorununu almıştır. Onun felsefe tezi: İnsanın tek başına insan olamayacağı ve insanın kendisi olabilmesi için diğer insanlarla iletişim kurmaya ihtiyacının olduğunu söylemektedir.
Jaspers özellikler kendisine yayın yasağı konulduğu dönemde felsefesinin temelini iletişime yöneltmiştir. Onun felsefesinde iletişimin önemi şöyledir: Ona göre insanın kendisi olabilmesi diğer insanlarla kurulan iletişim ile gerçekleşmektedir. Ve kişinin özgürlüğü ancak diğer kişilerin özgürlüğü ile anlamlıdır. Jaspers insanın dört farklı varlık tarzından yani var olma, genel bilinç, tin ve var oluştan hareketle dört farklı iletişim biçimi belirlemiştir.