Kişisel İmaj Yönetimi
İmaj, Günümüzde oldukça önem kazanan ve sıkça karşılaştığımız bir kavramdır. İmaj denilince çoğu kişinin aklına dış görünüş gelmektedir. Peki ya imaj sadece dış görünüşten mi ibarettir?
Kişisel imaj, kişinin hedef kitlenin gözünde bilinçli ya da bilinçsiz olarak bıraktığı etki ve izlenimdir. İlk kez karşılaştığımız birinde oluşturduğumuz ilk izlenim 10 ila 30 saniye arasında gerçekleşir. Bu yüzden başlangıçta dış görünüşümüzün imajımıza büyük bir etkisi olsa da doğru bir imaj yönetimi için öncelikli olarak içsel benliğimizi iyi tanımamız gerekmektedir.
Çünkü imaj yönetimi içten dışa doğru gerçekleşir. Bu aşamada kendimize birtakım sorular yöneltmek, içsel benliğimizi keşfetmemiz açısından önem taşır. Ben kimim? Hayattaki amaç ve hedeflerim neler? Ne yapmak istiyorum? gibi soruların yanı sıra, nasıl algılanmak istiyorum? sorusu oldukça önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta gerçekte nasıl olduğumuzla nasıl görünmek istediğimizin tutarlı olmasıdır. İçimizle dışımız tutarlı değilse buradaki etkinin uzun süreli ve güçlü bir etki olmasını beklemek doğru olmayacaktır. İstenilen etkiyle beraber imajımızdaki saygınlığımızı arttırmak için dikkat etmemiz gereken 3 durum; beden dili, diksiyon ve nezakettir. Yapılan araştırmalara göre gerçekleştiren bir iletişimde beden dili %55, ses tonu %38 kelimeler ise %7 etkilidir. Buradan da anlaşılacağı üzere beden dilimizi etkili kullanmayı öğrenmek yalnız iş yaşantımızda değil hayatımızın her alanında kuracağımız iletişimde etkili olacaktır. Kendi beden dilimizi doğru kullanmayı öğrenmek kadar başkalarının beden dilini de analiz edebilmek bize fayda sağlar. Etkili bir iletişim etkili konuşmaktan geçer. Belirli bir imajı kazanmak için o imajı destekleyen ifadelerle konuşmamız gerekir. Sözlerimizi eylemlerimizle kanıtlamalı, eylemlerimizin isteyerek gerçekleştirdiğimiz alışkanlıklarımız olduğunu ve alışkanlıklarımızın da kişilik yapımızın önemli bir parçasını oluşturduğunu göstermemiz gerekir. İmajı bir bahçe olarak düşünürsek, toprağı bakımsız bıraktığımızda ya da uygun tohum ekmediğimizde çiçek vermeyeceğini görürüz. Toprağın üstü kadar altının da beslenmesi gerekir. İmaj da aynı böyledir. İçi beslersek dış resim de sağlıklı olur. Bu dış resmi daha da geliştirip, güzelleştirmek bizim elimizdedir. Ancak içimizde fark ettiğimiz eksik bir parçayı aksesuar, giyim, konum veya ego ile doldurursak asıl imajımızda bir alan hep boş kalır. Bu boşluğu oluşturmamak için kendimize odaklanmalı, sahip olduğumuz kaynakların da farkında olarak, geliştirdiğimiz özelliklerimizle ön plana çıkıp doğru bir konumlandırma yapmamız gerekir. Çünkü başkalarının zihninde oluşacak olan imajımızı belirlemek bizim elimizdedir. Araştırmalara göre işe alımlarda ve terfilerde kişisel imaj kapsamına giren konular diploma ve eğitimin yanında 9 kat daha fazla önem taşımaktadır. Kişinin sadece diplomasına değil sözlü ve yazılı iletişim gücüne, davranışlarının tutarlılık derecesine, giyimine, nezaket ve görgüsüne bakılmaktadır. Bu dünyanın her yerinde önem teşkil etmektedir ve bunu da yapılan araştırmalar bize gösterir. İşte bu yüzden başarılı bir kariyer için sadece çok çalışmak yeterli değil, İnsanların bizim hakkımızdaki düşüncelerini yönetebilme becerisine de sahip olmamız gerekmektedir.