Mektepli – Alaylı Tartışması

09.05.2023
Okuma Süresi: 3 dakika
A+
A-
Merhaba, ben Eda Baydar Sakarya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım mezunuyum eğitim hayatım boyunca basın, reklamcılık, Kişilerarası İletişim; Reklamcılığa Giriş; Pazarlama İlkeleri; Kurumsal İletişim İletişim Hukuku derslerini gördüm, birçok seminere katıldım araştırma yapayı ve kriz yönetmeyi seviyorum. HİT Dergisinde Marka ve Marka Yönetimi konusunda çalışmalar yapacağım.
 Bizim toplumumuzda kökeni Osmanlı Devleti zamanına kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Teknolojinin, iş alanlarının vb. gelişmesi ile birlikte bu tartışma profesyonel yaşama da sıçramış ve yeni tartışmaların fitilini ateşlemiştir. Özellikle de iletişim alanında bugün işverenlerin bu fakültelerden mezun olmuş gençlere fırsat vermektense diplomasız ama daha öncesinde tecrübeli benzer iş kollarında çalışan kişilere fırsat verdiğini üzülerek görmekteyiz. Bizim alanımızla ilgili problemlere değinmeden önce bir teşbih sorusu ile konuya ön hazırlık yapmamızın doğru olacağı kanaatindeyim. Bu soru ise şu: Hasta olduğunuzda tıp fakültesini bitirmiş, uzmanlığını almış bir doktora mı kendinizi emanet edersiniz yoksa diplomasız bir şifacıya mı? Kuşkusuz akıl ve mantık ile hareket eden herkes bu soruya “elbette doktor” yanıtını verecektir. Ancak konu başka meslek gruplarına geldiğinde nedense farklı bir yaklaşım sergileme eğilimine giriyoruz…
ve etik ilkeler görmezden gelinemez. Bu sebeple hangi meslek ve alan olursa olsun söz konusu alanlarda çalışacak adaylar öncelikle bilimsel etik ve metodolojiyi üniversitelerin ilgili bölümlerinde öğrenmelilerdir. İşverenler ise absürt deneyim şartlarını artık bir kenara bırakarak söz konusu bilimsel etik ve metodolojik donanıma sahip bireylere organizasyonlarının kapılarını ardına kadar açmalılardır. Aksi durumda bilimsel metodoloji ve mesleki etik ilkelerden yoksun çalışanlar hem organizasyonun taraflarına hem de organizasyonun kendisine dönüşü olmayan zararlar verebilecektir. Sadece deneyim kısa vadede işletmeye kâr getirebilse  de uzun vadede kurumsal imaj ve itibara zarar verebilecek uygulamalara imza atıp organizasyonun ömrünü kısaltabilme riskini beraberinde getirebilmektedir… Mektepli ve Alaylı tartışması artık tarihin tozlu raflarına bir daha açılmamak üzere kaldırılmalı, bilimin ve mesleğin sağlıklı bir biçimde yalnızca okullarda öğrenilebileceği, diploma ile desteklenmeyen deneyimin günümüz koşullarında hem demode kaldığı hem de etikten uzak bir yaklaşım olduğu gerçeği kabullenilmelidir. Tecrübesiz diplomalı gençleri tecrübe kazanmalarından mahrum bırakan organizasyonlar yok olmaya mahkumdur.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.