REKLAMIN ARKA YÜZÜ

09.12.2023
Okuma Süresi: 3 dakika
A+
A-
Hepinize merhaba, adım Dilay Yıldırım. 20 yaşındayım, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 2. Sınıf öğrencisiyim. Küçüklüğümden beri yazıyorum ve yazmayı çok seviyorum. Çok fazla kitap okuyorum, çok fazla film izliyorum ve bu izlediğim filmleri çözümlemeye çalışıyorum. Tarihe çok meraklıyım. İnsanlarla iletişimim iyidir. Sosyal bir insanımdır. Şu anda yazdığım bir senaryo ve bir adet de yazmaya çalıştığım kitap denemem var. Ortaokulda iken kendi öykülerimi yazdığım bir kitabım mevcut. Ayrıca kendi blog sayfam da her türlü konuyla ilgili yazılar yazıyorum. İleriye dönük hedefim sinema alanında iyi bir senarist olmak.

Ben radyo, televizyon ve sinema bölümünde okuyorum. Bu yazımda reklamcılığa farklı bir bakış açısından bakarak “reklam izlenme oranları” ve “reklamın arka yüzü” olarak değerlendirmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi reklam çok boyutlu bir alan. Bilbordlarda bireye, televizyonda seyirciye hitap eder. Katıldığım bir panelde bir konuşmacı televizyonun asıl amacının “reklam” olduğunu söylemişti. Bazı reklamlar izleyiciyi kendine o kadar bağlıyor ki, bazen reklamlar hiç bitmesin istiyorsunuz. Çünkü reklamlarda diziler kadar gergin bir ortam yok, reklamlar kişilerin değerlendireceği fırsatları anlatmaya çalışan bir iletişim aracı aslında. Ortaya çıkışı ve çekim süreci de bir hayli emek isteyen bir iş aslında. Çünkü reklamcılık ile uğraşan kişi hayal gücünü sınırsız tutmalı ve gerçekten ortaya “farklı” bir eser koymalı. Ancak bu sayede bizi televizyona bağlar ve reklamı gerçekçi ve izlenesi kılar.

Reklam filmi çekilmeden önce bir reklam senaryosu yazılır öncelikle. Daha sonra cast işleri tamamlanır ve reklam filmi çekilir. Bir dizi ya da film gibi çekimi günler aylar sürmez belki ama yine de ben zor olduğunu düşünüyorum reklam filmi ve reklamcılık alanının. Hepimizin evinde televizyon var ve illaki o televizyon açılıyor ve günde birkaç kez reklamlara gözümüz takılıyor. Reklamların hepsi birbirinden farklı, hepsinde farklı bir tema, verilmek istenen farklı bir mesaj var. Bu yüzden de reklam senaryosunu yazan senaristin çevresindeki bütün reklamlardan farklı olacak bir reklam senaryosu yazması gerekiyor. Önceki satırlarda da dediğim gibi, hayal gücü bu noktada çok önemli. Mağazalar, bankalar, ya da bir uçak şirketi bireyi sadece demeyeyim de reklamla kendine çekiyor.

Ben reklamları izlemeyi seven biri değilim, çünkü vakit kaybı ve gereksiz olduğunu düşünüyorum. Ama bazı reklamlar oluyor ki kendimi o reklama kaptırıyorum. Belki de diğer reklamlar aynı tarz olduğu için izlemek istemiyorum kim bilebilir…

 

 

 

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.