Türkiye’de Halkla İlişkilerin Tarihsel Gelişimi

02.03.2023
Okuma Süresi: 2 dakika
A+
A-
Merhaba ben Gizem Dilara Can. 21 yaşındayım. Diyarbakır Dicle Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü ve Anadolu Üniversitesi Adalet bölümünde öğrenciyim. Üniversitemizin İzcilik ve Kampçılık Klübü Yönetim Başkanıyım. Medya okur yazarlığı , Dijital pazarlama , Bilgisayar operatörlüğü ve Diyarbakır'da düzenlenen İşler Gençlerde Biter adlı projeden youthpass sertifikalarına sahibim. Aynı zamanda dans eğitmeniyim. Araştırma yapmayı, merak gidermeyi , takım çalışmalarını seviyorum.

Türkiye’de halkla ilişkiler anlayışı Batı’daki özellikle de ABD’deki gelişimi gösterememiştir. Bunun temel nedeni, sanayileşmenin yaşanmamasıdır. Kitleler halinde üretim ve dağıtım olmadığı için çeşitli ürün ve hizmetler konusunda bilgi verme ve tanıtma isteği, arzusu da olmamıştır. Türkiye’de cumhuriyetin kuruluşundan çok partili hayata geçilen 1946 yılına kadar görev yapan hükümetlerden, yalnızca 1 Kasım 1946’da göreve başlayan Celal Bayar Hükümetinin programında polisin halkla ilişkilerine dair bir hüküm yer almıştır. Çeşitli hükümetlerin programlarında yer alan halkla iyi ilişkiler kurmak ifadelerinden sonra, ülkemizde halkla ilişkiler uygulamalarının ilk örneklerini, “halkla münasebetler” deyimi ile birlikte silahlı kuvvetlerde görülmüştür. Türkiye’de halkla ilişkilerin kamu kurumlarında ilk örneklerini görmeye başladığımız 1960’lı yıllardan önce Milli Savunma Bakanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı yapısında yer alan “Basın ve Halkla Münasebetler Daire Başkanlıkları” genelde basında çıkan haberleri ve gazetelerden gelen bilgi isteklerini üstlerine yansıtmak ve gereğinde bildirilerle açıklamalarda bulunmak, tören, yemek, kokteyl gibi sosyal olayları düzenlemek, bakan ve yüksek komutanlarla yapılacak önemli ziyaretlerle bu kişilerin yapacakları ziyaret ve gezilerin organizasyonunu denetlemek görevini yürütürlerdi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.