Stratejik Kurumsal Sosyal Sorumluluk

17.02.2023
Okuma Süresi: 4 dakika
A+
A-
Merhaba, ben Esma Nur. 22 yaşındayım, İnönü Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım öğrencisiyim. İnönü Üniversitesi Kariyer Merkezi'nde yarı zamanlı grafiker olarak çalışmaktayım aynı zamanda Kariyer Topluluğu Başkanıyım. Fotoğraf çekmeyi, yeni yerler keşfetmeyi ve araştırmayı severim. Fotoğrafçılık, halkla ilişkiler, etkili iletişim ve beden dili, İŞKUR sertifikalarım var. Bilgisayar ve bilgisayar programları ile yakından ilgiliyim. İletişim becerilerimi etkin ve güçlü kullanan biriyim. Kariyer hedefim de alanında en iyi akademisyen olmak var, bunun içinde kendi kişisel gelişimimi devam ettirmek ve bir çok şeyi kendime kazandırmak hedeflemelerim dahilinde.

Stratejik kurumsal sosyal sorumluluk, kurumsal strateji ile kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları arasındaki bağlantıya işaret eder. Eğer bu entegrasyon sağlanamaz ise, Kurumun stratejileri ile sosyal sorumluluk girişimleri arasındaki uyumsuzluk, şirketin tutarsızlığını gösterir ve toplumun gözünde kurumun taşıdığı sorumlulukların samimiyeti konusunda şüpheye yol açar. Stratejik yönetim iş modeli, şirketin başarısını içsel kaynak ve yetkinlikler ile dışsal fırsatları uyumlaştıran bir stratejinin oluşturulması, uygulanması ve kontrol edilmesine bağlı olarak açıklar. Şirket ancak bu şekilde misyonunu yerine getirir ve vizyonuna ulaşmak için mücadele eder. Etkili bir kurumsal sosyal sorumluluk politikası, stratejik girişimler bağlamında proaktif (sorunlar çıkmadan uygulanan önleyici girişimler) eylemi gerekli görür. Böylece kurumun stratejik ve kurumsal sosyal sorumluluk hedeflerine ulaşmasında yardımcı olunur. Bu nedenle kurumsal sosyal sorumluluk, markanın itibarını ve saygınlığını sağlamanın bir biçimi olduğu gibi firmayı rakiplerinden farklılaştıracak rekabetçi avantajın elde edilmesine de yarar.

 

Toplumların refah düzeyi arttıkça, toplumsal beklentiler geliştikçe, iletişim teknolojileri daha da yaygınlaştıkça kurumsal sosyal sorumluluğa ilişkin talepler artacaktır. Her ne kadar şirketlerin neden sosyal sorumlu davrandıkları veya davranmaları gerektiği konusunda kurumsal sosyal sorumluluğun ahlaki ve rasyonel yönü tartışılmaya devam etse de şu da bir gerçektir: toplumun gözünde örgütün katkısının olumlu olduğuna ilişkin algının, örgüte güçlü bir ekonomik getirisi de vardır. Buradan da şirketlerin uzun dönem yaşamını sürdürebilmesinin sosyal sorumlu davranmasıyla mümkün olabileceği sonucuna bizi götürür. Bu bağlantı sosyal sorumluluk alanına güçlü bir konum sağlar. Günlük televizyon reklamlarında ve halkla ilişkiler kampanyalarında şirketlerin sosyal davranışı ile ilgili haberler, tüketicilere, topluma yönelik olduğu kadar yatırımcılara da yöneliktir. Çünkü paydaş gruplarından biri olan yatırımcılar, iyi bir kurumsal vatandaş olarak tanınan şirketlere yatırım yapmaya git gide daha istekli hale gelmektedirler. Şirketler bunu bir üst düzey strateji olarak belirleyerek, gelişim hedeflerini oluşturarak ve sosyal sorumlu davranışlarını duyurarak, bunu değerli bulan yatırımcılara ulaşabilmektedirler.

 

Şirketler, faaliyette bulundukları çevrede iyi bir aktör ve kurumsal vatandaş olarak algılanmanın değerinin farkındadırlar. Bu geleneksel halkla ilişkilerin ötesinde bir durumdur. Küreselleşme ilerledikçe internet ve küresel medya gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda bilgi alışverişini artıracak, demokratik talepleri daha ileriye taşıyacaktır. Bu nedenle stratejik kurumsal sosyal sorumluluk sadece iyi bir halkla ilişkiler faaliyeti değildir. İyi ya da kötü her türlü önemli eylem, teknoloji ve medya sayesinde dünyanın her yerinde görünür hale gelmektedir. Bilgi akışının kontrolünde ortaya çıkan değişim nedeniyle şirketler arasındaki güç ve etkileme dengesi yer değiştirmektedir. Etkili bir Kurumsal Sosyal Sorumlulukları Politikası, şirketlerin bu değişimden avantaj sağlamasına fırsat sağlarken ekonomik performanslarını da maksimuma çıkarabilir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.