HALKLA İLİŞKİLERLE İMAJ ARTIRMA ÇALIŞMALARINI YABANCI DİL ÖZENTİLİĞİ SARSIYOR
Günümüz metasında kurumlar, işletmeler birbiriyle var olma yarışı içerisine girdiler. Var olma yarışının kazananı farklılaşandır. Farklılaşma hedef kitlesinin zihninde; marka adı, amblem, mimari dizayn ve fiziksel çevre bütünlüğünün ortaya çıkardığı resimdir. Bu bütünlüğün en riskli maddesi “marka adıdır”. Kurumu temsil eden amblemlerin istenildiği şekilde tasarlanması, iç ve dış dizaynın görsel simgenin değişim ve gelişimi itibar açısından oldukça mühim ve risksizdir. Riskli olan “marka adı” maddesine gelelim. Markamıza koyduğumuz isim ülkemizin yerelliğini özellikle de ana dilimizi yakinen etkilemektedir. Kökenini araştırmadan seçtiğimiz tabela isimleri hedef kitlemiz tarafından da sorgulanmadan görsel hafızaya kaydedilip sözcüklerin hangi dil ailesine mensup olduğu sorgulanmadan benimsenecektir. Kültür olarak kolay benimseyen ve sahiplenen bir ruha sahip olmamızdan ötürü özellikle özel kuruluşlarda tabela ismini anadil – yabancı dil olarak değerlendirmeden mekanla ve mekanın kuruluş nedeniyle bağdaşıp bağdaşmadığı ilgi çeken niteliktir. Birde popüler olanın kulağa hoş gelme durumu vardır. Söylenmesi ilgi çekici, kulağa farklı duyum olarak ulaşan sözler günümüz şartlarında modernlik algısından ibarettir. Halbuki bu varsayım büyük bir yanılsamadır.
Popülerlik ve modernlik uğruna kendi dilimizi, değerlerimizi asimile etmemeliyiz. Marifet kültürel benliğimize, çağımıza sahip çıkmaktadır. Türkçe isimler, Türkçe temalı amblemler, Türkçenin yaşam tarzına uygun mimari yapılar inşa etmeliyiz. Bizim dilimiz yeni kelimeler türetmeye elverişli, diğer dillerde görülmeyen dil kurallarına sahip olması bakımından üstün bir dildir. Türkçemizi kaynağına inerek incelemek yerine ağırlıklı olarak Hint-Avrupa dil ailesinin Cermen dilleri alt ailesinin bir üyesi olan “İngilizce” diline özenip günlük yaşantımızı İngilizce kavramlarla süslüyoruz. İngilizce tabelalar dört bir yanımızı sarmaktadır. İngilizce sloganlarla marka imzamızı atmaktayız.Yabancı dil özentiliğine dur demeliyiz! İmrenmek yerine imrendirir hale gelmeliyiz. Türkçemizle, yediden yetmişe tüm vatandaşlarımızın ve seksen bir ilimizin dolup taşmasını, asırları imrendirmesini temenni ediyorum.