Manipülasyon Aracı Olarak Medya
Günler sayılır, aylar geçer ve yıllar teker teker biter. Yeni günler, aylar ve yıllar hayatın devamını sağlar. İlk iletişim araçlarının ortaya çıkmasıyla birlikte bireyler kendilerini yeni eğlenceleri olan teknolojiye kaptırmışlardır. İlk başlarda iletişim araçlarının bu kadar eğlence amaçlı kullanılması gelecekte de aynı durumda olacak mı sorusu bireylerin her zaman akıllarında bir soru olarak kalmıştır. Ancak çok düşünülmeyen bir soru olarak da bireyler kendilerini eğlenceye bırakmışlardır. Yalçın Çetinkaya, Reklamcılık adlı kitabında bireylerin üzerindeki medya dikdatörlüğünün kontrol edilmemesi halinde bireylerin medyakrasiye karşı direniş gösteremeyeceklerini ve yarınların geleceği olan bireylerden umudumuzu kesmemizi gerektiğini belirtmektedir.
Bireyler, geleceklerini düşünemeyecek kadar duyarsızlaştı. Her daim hayatlarında olan kitle iletişim araçlarının teknolojinin gelişimi ve değişimiyle birlikte devletler, kitleleri etkisiz hale getirmeyi de modernleşmenin beraberinde yürütmektedir. Artık bireylerin kendi dünyalarının merkezine aldıkları kitle iletişim araçlarının etkisiyle manipüleye açık hale gelmektedirler. Herkes medyanın, iletişim araçlarının doğru bir şekilde haberleri yansıttığını sanarken akıllara iletişim bilimci olan Arthur Asa Berger gelmektedir. Arthur Asa Berger’e göre medya üzerinde yayınlanan yazılar, görseller her zaman gerçeği yansıtmamaktadır der. Bunun sebebi de aktarılan görüntülerin tek bir odak noktasını alması sonucunda etraftaki diğer olan olayları doğru bir biçimde görülmemesidir.
Diğer bir iletişim bilimci olan Mc Quail, iletişim araçları aracılığıyla yayınlanan her türlü içeriğin, örgütlenme bakımından çeşitlilik gösterdiğini ve toplum üzerinde de büyük etkilere sahip olacağını belirtir.
Kitle iletişim araçlarının birçok özelliği bulunur. Bunlar;
- Kitle iletişim araçları, bireylerin önüne sorunları koyduğunda insanları yönlendirerek, çıkar ilişkisinin içerisinde olduğu bireylere imtiyaz göstererek rakiplerine yönelinmesini engelleyebilmektedir.
- Kitle iletişim araçları ister politika da ister ekonomi de isterse hiç tanınmayan birisinde olsun kendi eksenine girdiği takdirde statü sağlamaktadır.
- Kitle iletişim araçları bireyleri ikna etme konusunda kanal görevi görmektedir.
- Kitle iletişim araçları belirli toplulukların, toplumların oluşmasında ve varlığını sürdürmesinde olanak sağlamaktadır.
- Bireyi rahatlatır, eğlendirir ve haz noktasına ulaştırmaktadır.
Sonuç olarak, kimilerine göre sosyal medya bireylerin ifade özgürlüğünü tam anlamıyla gerçekleştirdikleri, bireylerin kültür seviyelerini yükselttikleri, bireyleri bilinçlendiren bir platform olarak görür. Ancak Herbert Marcuse gibi düşünürler sosyal medyayı bireyi manipületif konuma getiren ve bireyleri tek boyutlu insana indirgeyen bir platform olarak görmektedir.