Medya ve Güzellik Algısı

18.02.2023
Okuma Süresi: 4 dakika
A+
A-
Merhaba, ben Nagihan Dikici. 24 yaşındayım. Pamukkale Üniversitesi Halkla ilişkiler ve Tanıtım lisans mezunuyum. Şuan Aydın Adnan Menderes Halkla ilişkiler ve Reklamcılık yüksek lisans öğrencisiyim. Mezun olduktan sonra bir yıl sektör deneyimi kazandım. Ancak her zaman akademik kariyer hedeflediğim için akademiyi tercih ettim.  Fotoğrafçılık, grafik tasarım, sosyal medya uzmanlığı ve dijitial pazarlama konusunda deneyimliyim.  Yaratıcı ve sosyal biriyim. İletişimci olarak daima yenilikleri takip ederim.  Dinamik bir alan olduğu için kendimi geliştirerek akademide ilerlemek en büyük hedefim. Hayat boyu öğrenmek ve öğretmek istiyorum.

Zihnimizdeki güzellik algısı nedir? Güzellik ve dönemsel güzellik söylemine bağlı olarak da çeşitli endüstriler, medya onların bir aracı olarak moda , kadınlara uymaları gereken çeşitli kalıplar ve kurallar sunmuştur.  Medya ve birçok platformda rol model alınan oyuncular, ünlüler, ınfluencerlar ve mankenler güzellik algımızın oluşmasında önemli rol oynar. Osmanlı Devleti’nde uzunca süren güzellik algısı olan kilolu olmak  önemli bir unsurdu. Bir kişi ne kadar kilolu ise o kadar yakışıklı ve güzeldi. Geçmişten günümüze güzellik algısında değişimler olmuştur. Günümüzde ise güzellik algısı kilolu bir bedenden zayıf bir bedene dönüştü. Geçmişten günümüze güzellik kavramı ile ilgili farklı düşünceler de bulunulmuş olsa da her zaman güzel olmak için uğraşılmıştır. Bu bakımdan güzellik kavramı insanların tüketim anlayışlarını da etkilemiştir. Başka bir deyişle tüketicilerin her geçen gün artan güzellik arayışı markaların reklam stratejilerine, mesajlarına ve verdikleri vaatlerine de yansımıştır. Güzellik kavramı insan zihninde hatları belirlenmiş bir hal almaktadır.

Markalar güzellik algısını yönlendirebilmektedir. Marka yüzleri ve mankenler ile çekilen reklamlar toplumdaki güzellik algısını şekillendirmektedir . Gerek makyaj gerekse estetik işlemlerle mankenler tek tip bu kalıba sokuluyor. “0 beden” mankenler ile zihnimizdeki güzellik algısı kusursuz bir hale gelmiştir. Son zamanlarda kadınların birbirine çok fazla benzemeye başladığını görüyoruz. Çevremizde artan  güzellik merkezleri ve estetik merkezleri talebin yoğun olarak yaşandığını gözler önüne sermektedir. Kozmetik sektörü için kadınlar önemli bir pazarı oluşturmaktadır. Güzelliğin belirli bir kalıp içerisine girmemesi gerektiğini düşünüyorum. Son zamanlarda standart güzellik algısını yıkan markalar; Gucci, Dove ve Unilever idealize edilmiş güzellik algısını yıkmak için kampanyaları ile farkındalık yaratmışlardır.

Sosyal medyada ise filtreli güzellik algısı… Sosyal medyada kendini kusursuz gösteren Influencerların çok fazla kişi tarafından takip edilmektedir. Filtrelerle ve estetik operasyonlar ile var olan görünümlerinden başka bir görünüm kazanarak popüleriteye ulaşma isteği ve aynılaşmak. Sosyal medyada herkesin en güzel hallerini görürüz. Çünkü toplum göze hoş gelmeyeni sevmez. Beğeni sayısının ve etkileşimin son derece önemli olduğu sosyal medyada beğenilmemek, linç edilmek ve kötü yorum almak kişiyi son derece etkiler.  Özellikle kadınlarda estetik kaygısı ve hatları belirlenmiş bedene ulaşma isteği uyandırmaktadır. Sanal dünyada filtreler ile istediği güzelliğe ulaşan kadınlar aynadaki görüntülerini beğenmeyip kusur bulmaktadır. Son zamanlarda sosyal medyadaki güzellik algısını yıkmak için beden olumlamalar, doğal, filtresiz ve makyajsız fotoğraflarını paylaşan kişiler farkındalık yaratmıştır. Kusursuz güzellik yoktur, sosyal medya vardır. Sizlere empoze edilen güzellik algısını yerle bir edin.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 4 Yorum
  1. Özlem Hurda dedi ki:

    Tebrik ederim harika bir yazı

    1. Nagihan Dikici dedi ki:

      Teşekkür ederim ❤️❤️

  2. Ragıp dedi ki:

    Harika bir yazı daha başarılarının devamını dilerim

    1. Nagihan Dikici dedi ki:

      Teşekkür ederim