Sosyal Medyanın Yarattığı Yetersizlik Algısı

26.11.2023
Okuma Süresi: 3 dakika
A+
A-
Merhaba ben Nesibe Dilara Koçak. 19 yaşındayım. Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım 2. sınıf öğrencisiyim. İnsanlarla iletişim kurmayı,yardımcı olmayı seviyorum halkla ilişkiler alanında kendimi geliştirmek için dergide yazarlık yapmaya başladım. Eğitimler alarak kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Stresle Başa Çıkma ve Bilinçli Farkındalık, Proje ve Risk Yönetimi, İletişim ve Network Yönetimi, Etkili İletişim ve Stratejileri alanında sertifikalar aldım.

 

İnsanların birçoğu kendini yeterli görmüyor ve sürekli başkaları ile kıyaslıyor hep daha fazlası olması gerektiğini düşünüyor. Bunu bize aşılayan şey ise sosyal medya. Sosyal medya, günümüzde iletişimi kolaylaştıran bir araç olmasının yanı sıra, bireylerin kendilerini yetersiz hissetmelerine de neden olabiliyor. Birçok kişi, sosyal medya platformlarındaki mükemmel gibi gözüken hayatlarıyla kendi yaşamlarını karşılaştırır, bu da özsaygılarını olumsuz etkiler. Sosyal medya, filtrelenmiş fotoğraflar ve dikkat çekici paylaşımlar aracılığıyla bir çeşit sanal gerçeklik sunar. Bu durum, kullanıcıların gerçeklikle uyumsuz bir standart belirlemelerine ve kendi hayatlarına daha eleştirel bir gözle bakmalarına yol açar. Birçoğu, başkalarının başarılarına odaklanırken, kendi başarılarını küçümseyebilir. Ayrıca, sosyal medya üzerindeki beğeni ve takipçi sayıları, bir kişinin değerini ölçmeye dönüşebilir. Bu durum, rekabetçi bir ortam yaratır ve bireyleri sürekli olarak daha fazla beğeni veya takipçi elde etmeye yönlendirir. Ancak ne kadar beğeni ve takipçi gelirse gelsin kişi asla yeterli tatmin duygusuna ulaşamayacak. Çünkü bu medyada yaratılan sanal gerçekliği toplumda insanları belli bir standartın içinde tutarak yapıyor bunun sebebi ise markaların ürün satması, insanların kendilerini tanıtması ya da tanınırlığını korumak için insanlara algı yönetimi yaparak kar amacı gütmektir. Bu algı yönetimini ise halkla ilişkiler uzmanları yapar. Hedef kitleyi iyi tanıyarak kitlenin beğenisine sunularak insanlarda ihtiyaç isteği yaratılır. Bunun işe yaramadığı yerde ise akımlar yaratılır bu akımları yapmayan insanlar toplumda uyumsuz birisi gibisi lanse edilerek akıma katılmak zorunda algısı yaratılır. Ama bu sonsuz döngüden çıkış yoktur hangi akıma katılırsak katılalım hangi ürünleri alırsak alalım yine yeterli hissetmeyeceğiz hatta kendi benliğimize yabancılaşırız. Her şeyden önce kendimizi tüm kusurlarımız ile sevip kabul etmeliyiz işte o zaman kendi değerimizin ve potansiyelimizin farkına varabiliriz.

Yazarın Son Yazıları
20 Mart 2024
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.