Markalar İnsan Duygularını Nasıl Etkiler?
Yaşamımızın bir parçası olan duygular oluşturulabilir ve manipüle edilebilir şekildedir. Çevresel koşullar, duygular üzerinde ana belirleyici etkendir. Bazı gelenekler, yazılı olmayan kurallar, yaşanmışlıklar bizlerin olaylar karşısında neler hissedebileceğimizi de belirler. İnanç, duygu, durum üçlüsü duygunun oluşumunu anlamamıza yardımcı olan kelimelerdir. Reklamcılıkta da bu durum bu şekilde ilerler.
Hedef kitlenin, tüketicilerin ne tür duygular hissedebileceğini sağlayan, belirli markaları veya reklamı yapılan ürünü hatırlamalarına yardımcı olan ve onları harekete geçirmeye motive eden, algıları üzerinde etkiler oluşturmaya yönelik psikolojik tetikleyicilere dayanır. İstenen eylem bir ziyaret, ürün – marka incelemesi, tıklanması, satın alma, arama gibi markayla daha yakından bağlantı sağlayabilecek başka herhangi bir faaliyet şeklinde olabilir.
Bütün reklam çalışmaları birincil olarak insanların duygularını, düşüncelerini etkilemeyi hedefler. Markalar iyi niyetli, samimi ve en iyisi olma iddiasını taşır. Markaların en çok hitap ettiği duygular korku, mutluluk, tiksinme ve şaşkınlıktır. Reklamcılık sektöründe özellikle de 2000′ li yılların ilk yarısından sonra marka deneyiminden ziyade tüketicilerle pazarlama iletişimi kurma bağlamında duygusal bir bağ kurması gerektiği yönünden dolayı sadece alay ve espiri içerikli reklamlardan, duyguların ön plana çıkarıldığı reklamlara daha fazla ilgi gösterdiğini tespit etmişlerdir. Hiçbir reklam öyküsü yüzde yüz realite üzerine kurulmamıştır.