Sürdürülebilir, Sürdürülebilir Kalkınma ve Halkla İlişkiler

21.05.2023
Okuma Süresi: 5 dakika
A+
A-
Merhabalar, ben Buşra EKİNCİ. 24 yaşındayım. Erciyes Üniversitesinde Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü 3. sınıf öğrencisiyim.Yaptığı işi tutku ile yapan, sorumluluk almaktan mutluluk duyan, ekip çalışmasını önemseyen, sunum ve iletişim becerisi yüksek bir kişiliğe sahibim. Dijital Pazarlama ve Müşteri İlişkileri Yönetimi alanlarına ilgim var. Amacım bu iki alanda akademik kariyer yapmak.

Sürdürülebilir ve Sürdürebilir Kalkınma çoğu zaman birbirinin yerine kullanılan, birbirini tamamlayan kardeş kavramlardır. Her ikisi de Brundlant Raporu’nda ifade edildiği gibi “gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden mevcut neslin ihtiyaçlarını karşılama, yani gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma felsefesi ile hareket etmektedir. Asna’ya göre halkla ilişkilerin varoluş nedeni bir yenilik ya da sosyal değişime uyulmasında, alışılmasında kamuoyunun desteğini kazanmak ve kamuoyunu ilgili konuya inandırmaktır. Dolayısıyla halkla ilişkiler sürdürülebilir kalkınma için gerekli teknikleri barındıran bir alandır ve tüm kurumsal yapılarda doğru biçimde kullanılmalıdır. Uluslararası çevre politikalarının geliştirilmesinde sürdürülebilir kalkınma bilincine yönelik dönüm noktası,5-16 Haziran 1972 yılında İsveç’in Stockholm’de Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen konferanstır. Dünya çapında 114 ülkeden temsilcinin katıldığı konferansta çevre kirliliği, doğal kaynak yönetimi, yerleşim yerleri, çevrenin eğitimsel ve sosyal yönleri, hukuksal yönler gibi alanlarda 26 ilkeyi ve 109 tavsiyeyi içeren “Çevresel Eylem Çerçevesi” hazırlanmıştır. Sürdürülebilir kalkınma kavramı ilk olarak 20 Mart 1987’de Oslo’da imzalanan Brundlant Raporu’nda kullanılmıştır. Diğer adı “ortak geleceğimiz” olan bu kavram, “gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama yeteneğinden ödün vermeden günümüzün ihtiyaçlarını karşılamak” anlamına gelmektedir. Sosyal, ekonomik ve çevresel faktörlerle birlikte tanımlanan ve daha çok kavramsal olarak ele alınan sürdürülebilir kalkınma çabaları,3-14 Haziran 1992 tarihleri arasında 179 ülkenin katılımıyla Brezilyanın Rio de Janeiro şehrinde yapılan konferansla uluslararası eylem planlarına dönüşmeye başlamıştır. Sürdürülebilir kalkınma kavramındaki önemli dönüm noktalarından biri de 25-27 Eylül 2015’te New York’ta 150’den fazla devlet liderinin katıldığı Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde yapılan toplantıdır. Toplantıda “Dünyamızı dönüştürmek: Sürdürülebilir Kalkınma için 2030 Gündemi” adlı yeni bir planla 17 sürdürülebilir kalkınma hedefi ve 169 alt hedef kabul edilmiştir. Kurumların amaçlarını gerçekleştirmeye katkı sağlama, tüketicinin zihninde olumlu bir yer kazanma, meşruiyeti artırma, karşılıklı ilişkilerin düzenlenmesi gibi çeşitli işlevleri yerine getiren halkla ilişkilerin bu sürdürülemez sistemdeki yeri ve günahı hiçte anımsanamayacak kadar çoktur. Dolayısıyla sürdürülebilir dünya için sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir kalkınma için halkla ilişkiler oldukça önemlidir.

Sonuç olarak, son yıllarda sürdürülebilir ve sürdürülebilir kalkınma kavramları oldukça önemli bir hale gelmiştir. Nihayetinde “sağlıklı bir gezegen bizim sorumluluğumuz, bizim fırsatımızdır. Sürdürülebilir bir dünya için sürdürülebilir kalkınmada başta devletlere, kamu kurum ve kuruluşlarına, işletmelere, sivil toplum kuruluşlarına, ailelere, bireylere ve toplumun tüm paydaşlarına büyük görevler düşmektedir. Ve tabii ki halkla ilişkiler, algılanma, düşünce ile davranışları etkileme ve tercih yaratma amaçlı bir iletişim bilimi olduğu için halkla ilişkiler faaliyetlerinin sürdürülebilir kalkınmada önemi oldukça fazladır.

Kaynak; Halkla İlişkiler ve İletişim Çalışmalarında Sürdürülebilirlik Kitabı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.