Gözlem Yapmanın Önemi
Hayatımızın temel yapı taşı bakış açımızdır aslında. Olaylara nasıl baktığımız, nasıl gözlem yaptığımızdır asıl yaşam alanımızı oluşturan. Çok uyumanın ve sürekli evde durmanın taraftarı değilimdir asla çünkü dışarıda bir işimiz olmasa bile dışarı çıkmak yani genel tabirle boş gezen biri olmak bile hayatımıza çok şey katabilir. Bir otobüse bindiğimizde şoförle sohbet edip hayata onun bakış açısıyla bakmayı deneyebiliriz mesela ya da otobüste insanların sohbetlerini dinleyerek onların fikirleri görüşleri hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Bir yokuştan çıkarken yaşlı teyzeye yardım edip hayat tecrübelerini dinleyebiliriz. Bunların hepsi bize insan tanımayı öğretir. Basit gibi görünse de olaylar karşısında vereceğimiz tepkileri farklı açılarda düşünmeyi, farklı alanlarda konuşmayı sağlayan şeylerdir. Bu yüzden bence hayatı kaçırmamalı sokakta yürürken bile insanları gözlemleyip beden dillerinden bile analiz yapmayı denemeliyiz.
Tur pazarlayan bir çevirmen düşünelim. Dil bilmesi ya da etkili konuşması yeterli değildir insanları iyi gözlemlemesi ve tanıması gerekir. Kapıdan giren bir toplulukta kimin sözünün dinlendiğini fark etmesi ve o kişiye yönelik ikna edici bir konuşma sergilemesi gerekir. O insanların kültürüne, bakış açısına hakim olması gerekir. Aslında iletişiminde yapı taşı gözlemdir. Hayatta ne kadar çok insan tanırsak sohbet etmesek bile gözlemlersek o kadar konuşmamızı ve bakış açımızı geliştirebileceğimize inanıyorum.