Travmaların İletişim Üzerindeki Etkileri
Geçmişte yaşadığımız olayların bizde travmaya yol açarak yaşam tarzımızı, korkularımızı yani bugünümüzü etkilediğini biliyoruz. Bide iletişimimiz üzerindeki etkilerine bir bakalım.
Yaşadığım bir olaydan örnek verecek olursam eğer otobüs yolculuğum sırasında yanımda oturan kadının yaklaşık 2-3 yaşlarındaki çocuğuna davranışlarından bahsetmek istiyorum. Otobüse bindiğimde küçük çocuk yerime oturacağım sırada elime dokunarak gülümsedi. Annesi ise insanlara dokunmaması gerektiğini, tanımadığı insanlara gülümsememesi gerektiğini, hatta sadece kendisiyle konuşması gerektiğini söyleyerek şiddet içeren tehditlerle küçük çocuğa psikolojik bir baskı uyguladı. Bu durumun çocuk üzerinde yaratacağı travma sonuçlarından bahsedecek olursak büyüdüğünde insanlarla sağlıklı iletişim kuramayan, kendini ifade edemeyen ve toplum içinde kendini dışlanmış hisseden bir birey olmasına yol açacaktır. Ya da geçmişte arkadaşları tarafından dışlanan bir çocuğu düşünelim. Çocuklar kötü bir durum içinde kaldıklarında psikolojik olarak kendilerini suçlamaya başlarlar. Bu yüzden dışlanmasının sebebini kendini suçlayarak ararlar. Bu da travma olarak kaldığı için bu insanlar olgun bir birey olduğunda travma sonucu kendini istemeden yalnızlığa itebilmesi veya bu durumu tekrar yaşamamak için insanlara kendilerini olduğundan farklı tanıtarak sağlıksız bir iletişime yol açar.
Yani doğup büyüdüğümüz süre zarfı içinde bizimle kurulan yanlış iletişimler travma oluşturarak geleceğimizi, bugünümüzü, sosyal çevremizi, yaşam alanlarımızı hatta kendi çocuğumuzla kurduğumuz iletişim sonucu gelişimini etkileyecek ciddi durumlardır.
Azra hanım
Yorumunuzu çok beğendim.
Bir kaç yorum eklemek istiyorum. Verdiğiniz ilk örnekte çocuğun size yaklaşımından ve annenin çocuğuna olan yaklaşımından bahsettiniz objektif olmak gerekirse içinde bulunduğumuz dünyada çocukların yabancılardan hatta kendi aile bireylerinden bile türlü türlü zorbalıklara maruz kaldığını az çok biliyoruz ve bu çocuklara yaşatılan, dayatılan, daha bilmediğimiz binlerce durum var. Aileler ve özellikle anneler bu gibi durumlarla karşılaşmamak adına çocuklarına yabancılara yaklaşmamaları ve onlara güvenmemeleri gerektiğini anlatmak için maalesef bu şekilde sert bir tavır takınmaları gerekiyor çünkü çocuklar çok saf, masum ve iki üç kelimeyle bir şekerle bir çikolatayla kolayca kandırılabilirler aslında annelerin bu konuda takındığı tavır benim açımdan sadece bir önlem.
Evet elif hanım söylediklerinize katılıyorum fakat sert tavır takınmaktan kastınız sert bir dille uyarmak olabilir ama bu durum sert bir dille uyarmak değil hakaret söylemleri içeren bir durumdur. Çocuğun özverisini kırarak travma yaratıcak söylemlerdir. Çocukla konuşurken bile kelimelerimizi düzgün seçmeliyiz ikisi bambaşka şeyler..