Halkla İlişkiler Etiği
İletişim etiği yegane temeli insanlarla iletişim kurarken, bireyler tarafından anlaşılmak ve birlikte çalışabilmek üzere, sonuç hedefli olarak sonuçları ortaya koyan iletişim etiği, bir yandan problemlerin çözümlenmesine ve anlaşmazlıkların giderilmesine şeffaf ve net bir yaklaşımın önünü açmakta; diğer yandan da bireysel başarının büyük toplumsal iyiliklerin bir kazanımı olduğunu, toplumdaki bireylere vurgulamak suretiyle, ortak anlaşmanın erdeminin, çoğu zaman bireysel başarının zaaflarından ödün verilmek suretiyle ortaya çıktığını ortaya
koymakla başlar. İletişim etiği medyada , özel ve kamu sektörlerde oldukça önemlidir. Örnek verecek olursak
reklamlarda yanıltıcı ifadelerden kaçınılmalıdır. Aldatıcılık olmamalı ve dürüstlük ilkesiyle
yaklaşılmalıdır. Halkla ilişkilerin öncülerinden Edward Bernays , 1923 yılında yayınladığı “Kamuoyunun
belirginleşmesi ya da kristalleşmesi” adlı kitabında bahsettiği mesleğin ilkelerini, uygulamalarını ve etik kurallarını ele almıştır. Bernays’ın deneyimlerinden çıkan ve halkla ilişkilerin etiği niteliğindeki bazı görüşlerini şöyle
özetlemek istedim sizlere…
1-Dürüstlüğüne inanmadığı kuruluşlarla çalışmaz.
2-Halkla ilişkiler çabası dolaysız olarak harekete geçirilmeden meydana gelmeli ve yaratılan
etkiye göre değerlendirilmelidir
3-Yapacağı çalışmaların yararına inanarak, kuruluş amaç ve çıkarlarını tamamen
benimseyerek çalışmalarına başlar.
4-İyi niyet asla kendi başına bir amaç olarak düşünülemez.
5-Çalışmalarını hiçbir zaman resmi kuruluşlara rüşvet vererek yürütmez.
Bir öğretmenimin dediği gibi iletişim güçtür. İletişimle kalın, saygıyla ve sevgiyle kalın…