İkna Konusunda İkna mıyız?

11.08.2023
Okuma Süresi: 5 dakika
A+
A-
Merhaba, ben Yonca Diler. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. İletişim alanında bulunduğum için mutluyum. Çünkü hayatın her yerinde iletişim kaçınılmazdır. Böyle önemli bir alanda kendimi geliştirmek ise bir ayrıcalıktır benim için. Fikirlerimi hayal gücümle birleştirip yeni şeyler üretmeyi seviyorum. Hem kendime hem de başkalarına fayda sağlamak istiyorum. Benim için her tecrübe bir başarıdır.

‘’İknaya nasıl ikna oluruz?’’ sorusu ile başlayabiliriz. Tanımı hakkında neredeyse hepimizin yorum
yapabildiği ikna kavramı, kabul ettirme, yönlendirme, karar verdirme ya da fikir değiştirme gibi
kalıplara sokulabilir. Çünkü iknanın kullanım yerleri ve zamanları olay veya durumlara göre farklılık
gösterir. Peki bizler farkına bile varmadan ikna olabiliyor muyuz? Aslında bu sorunun cevabı ikna
edilecek birey ya da toplumun algılarına göre farklılık gösterir. Bazen anlamasak hatta reddetsek bile
bir şeylere ikna oluyoruz. Kendi içerisinde stratejileri ve taktikleri olan ikna çalışmalarını günlük
hayatta oldukça kullanmaktayız. Birbirimizin algıları ile oynayarak ufak planlı ikna çalışmaları
içerisine giriyoruz. Herkes ikna etmek ister gerektiği konularda. Fakat şansımızı artırmak için doğru
hamlelere ihtiyacımız vardır. Günlük hayattan örneklerle gidelim. Eğer bir kişi (tanıdığınız-
tanımadığınız, sevdiğiniz-sevmediğiniz) size basit bir iyilikte dahi bulunduysa kendinizi ona karşı
borçlu hisseder ve en ufak bir ricasını bile geri çeviremez mahcupluğa girebilirsiniz. Çünkü iyiliğe
iyilik ile karşılık vermek istersiniz. Satıcılar da öyle değil midir? Bir markette önce ürünü denettirirler
ve sonra bu ikrama karşılık o ürünü almanız, çalışana bir teşekkür veya borç haline gelir. Ya da çok
hayranı olduğunuz bir sanatçının reklam filmini izlediğinizi düşünün. Ürün ya da hizmet ne olursa
olsun dikkatinizi çekmez miydi? Biraz daha özele de inebiliriz. Mesela instagram hesabınızdan takip
ettiğiniz fenomenlerin kullandığı ürünler sizde de deneme isteği uyandırabilir. Çünkü o kişiyi
seviyorsunuz ve onun yaptığı eylemleri destekliyorsunuz. Bunun altında özenti, taklit ya da onu ne
kadar çok sevdiğinizi gösterme amacı bile yatabilir. Yine bir başka örnekten devam edelim. Belki de
en etkili ikna stratejilerinden diyebiliriz. Çünkü işin içine otorite giriyor. Yani çoğunluğu ikna
edebilecek güç. Mesela diş macunu reklamları uzman görüşü ile kitlelere sunulur ve kitleler de
sunulan ürüne karşı bir güven oluşturulur. Bu da satışların artmasını sağlar. Aslında reklamda doktor
rolünde oynayan ajans aracılığı ile gönderilmiş normal insanlardır. Fakat kullanılan mekân ve
kıyafetler bizi bir klinikte gibi hissetmeye yeterlidir. Yine ikna olacağımız bir yol daha söyleyeyim.
Eğer herhangi bir şey azsa daha değerlidir algısı… Bu durum gerçekten de ilgi çekici olmalı. Düşünün
ki bir şey alacaksınız ve sınırlı sayıda, bitmek üzere ya da vakit çok sınırlı. Bu azlık durumu bireyleri
sıkışmış gibi hissedip hemen karar vermesini sağlar ve onları eyleme geçirir. Çünkü hızlı hareket
etmek için sebepler vardır ve fırsatı iyi değerlendirmek gerekir. Bu yöntem en güçlü yöntemlerden
biridir. Örneklerimizi çoğaltmaya ne dersiniz? Hem de hepimizi ilgilendiren bir konuya değineceğim.
Harçlık almak bazen işi zorlaştırabiliyor. Fakat siz yetişkinlerinize ‘’500 lira lazım ama 300 lira
verseniz yeterli.’’ Dediğinizde 300 lirayı garantilemiş oluyorsunuz. Aslında 300 liralık bir ihtiyacınız
vardır ama siz büyük ricadan başlayıp onu küçültürseniz karşıdaki kişi için de basit bir durum haline
gelecektir. Ya da bunun tam tersini yapıp ufak bir ricadan duruma göre büyük ricalara kadar
ilerletebilirsiniz.
Görüldüğü gibi iknanın kendi içerisinde yolları vardır. Bunu bazen farkında olarak bazen de olmayarak
uyguluyor ve maruz kalıyoruz.

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.