Korkulu Rüyamız; SUNUM
Hayatımızın bir parçası olan iletişimi yalnızca grup halinde ya da bire bir yapmayabiliyoruz. Kimi zaman bir kalabalığa bir şeyler anlatmak durumunda kalabiliyoruz. Okul, iş yeri, sahne gibi mekânlarda daha fazla kitleye hitap etmemiz gerekebiliyor. Çoğunlukla ikili veya ufak kitleler halinde iletişim kurmaya alıştığımız için toplum önünde konuşmak ve kendimizi dinletebilmek oldukça zor gelebiliyor. Peki, toplum önünde konuşurken, karşı tarafa bir şeyler aktarırken ve sunarken ne yapmalıyız?
Bir salonda konuşarak sunum yapacağımızı düşünelim. Sahneye çıkmak için çok heyecanlıyız ve herkes bizi bekliyor. İşe öncelikle insanların ilk odaklandığı şey ile başlamamız gerekiyor. Hatta bunu sahneye çıkmadan önce yapmalıyız. Bir insanı tanımaya başlarken ilk önce dışa yansıttığı görüntüye dikkat ederiz. İmaj, seyircinin odaklandığı ilk şey olacaktır. Dışa yansıttığımız görüntümüz ortama ve kişinin sahnede kendini tanıttığı makama uygun olmalıdır. Giydiğimiz kıyafet, seçtiğimiz renkler, yapılan saç ve makyaj ilk izlenimi seyircide oluşturacaktır.
Sahneye uygun bir dış görünüme büründükten sonra ise sunumu yapmak üzere sahneye çıkabiliriz. Neredeyse sunumun tüm bölümünde önemliliğini koruyan beden dili, jest ve mimikler, sahneye çıktıktan sonra devreye girer. Konuşmacı güler yüz ile sahneye çıkmalı ve seyircilere selam vermelidir. Böylece daha samimi ve pozitif bir görüntü ortaya çıkacaktır.
Ardından konuşmacı kendini tanıtmalıdır. Çok fazla detaya girilmemeli ve kendisi hakkında kısa bir bilgi vermelidir. Gerekli yerlere (örneğin mekân okul ise okul müdürüne) teşekkür edilerek konuşmaya başlanabilir.
Konuşmacı, anlatılacak konuya girmeden önce orada bulunma amacından, nelerden bahsedeceğinden ve konu ile ilgili alt başlıklardan seyirciye bahsederek anlatacağı konuya bir zemin hazırlamalıdır. Sonrasında ise konuya daha detaylı girerek anlatımına devam etmelidir. Sunumun daha etkili olması için konu hakkında alıntı sözlerden, örneklerden ve görsellerden yararlanabiliriz. Alıntı yaparak konuşma daha inandırıcı ve gerçekçi olacaktır. Yine burada beden dili ve mimikler gerektiği yerlerde kullanılmalıdır. Seyirciler ile göz teması kesinlikle kurulmalıdır. Hatta mümkünse seyirciler konuya dâhil edilebilir ve söz hakkı tanınabilir. Böylece sunum daha samimi ve etkili olur. Kullanacağımız cümleler ise çok uzun ve karmaşık olmamalıdır. Anlatılan konu abartılı bir şekilde uzatılmamalıdır. Aksi takdirde konuşma sıkıcı bir hal almaya başlayabilir.
Konuşmacı sunumunun sonuna doğru gelirken konuyu sonuca bağlayacak ifadeler kullanmalıdır (sonuç olarak, son olarak, özetleyecek olursak vb.). Konuşmayı sonlandırmadan önce ise seyircilerden konu ile ilgili sorular alınabilir.
Her şey bittikten sonra ise seyircilere ve yine gerekli makamlara teşekkür edilerek yine güler yüz ile selam verilip, sahneden bir iki adım geriye gelerek konuşma bitirilir.