İmkan Varken
6 Şubat 2023 tarihinde saat 04.17 gösterdiği vakit yataklarımızda bizi sarsan bir şiddetle uyandık. Doğrusu kimimiz uyandık, kimimiz ise ebedi bir yolculuğa çıktık hiç uyanmamak üzere… Herkesin mal derdine düştüğü şu dünya da Yaratıcının bize tıpkı bir uyarısı gibiydi. Mal değil can derdine düşün diye … Bundan kötü daha ne olabilir dedikçe daha da kötüsü oldu. Ama önemli olan isyan etmek yerine, bu zorluklarla nasıl başa çıkmamızdı. Denildiği üzere deprem değil, yapılar öldürür, müteahhitler öldürür. Hatta öyle ki müteahhitler dahi kendi tabutunu yapar.
Herkes bir çıkış yolu ararken bir çoğumuzun imdadına çadırlar yetişti. Resmi verilere göre AFAD ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından toplam 92 bin 738 AFAD aile yaşam çadırı sevk edildiği, ayrıca 300 bin battaniye, 123 bin 395 yatak, 178 bin 732 yastık çarşaf, 4 bin 602 mutfak seti, 3 bin 761 ısıtıcı, ısınma için 4 bin 452 tüp başlığı gönderildiği kaydedildi. Peki bunlara rağmen neden birçok insan bunlara ulaşamadı? Hemen orada bulunan bir vatandaş olarak bunun cevabını vereyim. AÇGÖZLÜLÜK… İnsanların doymayan gözleri… Ne yazık ki insanlar bencilce davrandı ve alabildiği her şeyi başkasını düşünmeden sonuna kadar aldı. Bütün insanlar böyle yaptı dersek ‘Bana 1 somun yeter’ diyen insanlarımızın hakkını yemiş oluruz. Evrende her şey zıttı ile yaratıldığı gibi bizler de zıttı ile yaratılmış bulunmaktayız. Çadır zedeleri etkileyen tek şey maddi şeyler de değildi elbet. Korkudan tırnaklarını yiyen çocuklarımızı, karnında 1 bebesi kucağında diğer bebesi ile onlara bakmaya çalışan analarımızı, ailesini kurtarmak onları korumak için uykusuz kalan nöbet tutan babalarımızı da konuşmaz ve hallerini anlatmaya çalışmaz isek haksızlık etmiş oluruz. Çocuklarımız, geleceğimizi inşa edecek olan bireyler… İsterdim ki ve eminim isterdik ki çocukların zihninden bu korkuyu söküp alalım. Ama ne çare hayatları boyunca bu korkuyla yaşayacaklar. Bu yüzden özellikle biz büyüklere özellikle eğitimcilere bu işte çok büyük görevler düşüyor… Çünkü onları nasıl inşa edersek gelecekte o kadar sağlam yapı taşlarımız olur. O yüzden her çocuğun iyi yetişmesi boynumuzun borcudur. Her ebeveynin çocuğunu iyi yetiştirebilmesi ve imkan sağlanması da herkesin boynunun borcudur. Tıpkı zenginin fakirde olan hakkını vermesinin borcu olduğu gibi.
Meselenin özetine gelirsek; hala hayatta ve canlı isek, nefes alıyor isek, bedenimiz sağlam ve sıcak ise hala imkan var demektir. Nefes almanın, sevdiklerimizle, ailemizle birlikte olmanın şükrü ile yaşıyorsak hala imkan var demektir. Şükür etmek için, sevdiklerimize sevdiğimizi söylemek için, anne-babamıza sarılmak için… Nimetlerimizin, şükrümüzün ve imkanlarımızın olduğu bu saatleri değerlendirelim. Vaktimiz bitmeden kıymet bilelim.
Kalemine,yüreğine sağlık gerçekleri yazmışsın
Rabbim kalemini hayırlı kılsın cnm yüreğine sağlık
Eline diline sağlık güzel insan
çok güzel anlatmışsın canım benim ♥️♥️
yüreğine sağlık canım arkadaşım
6-subat-2023….
Hepimiz öldük bazılarımızı gömdüler….
Rabbim yolunu ve bahtını açık etsin güzel kızım ♥️
Rabbim seni sevsin merhamet etsin yazdıklarını yaşayanlara ve yaşamayalara hidayet vesilesi kılsın
Masaallah Rabbim yolunuzu açsın Rabbim sizin gibi gençlerin sayısını arttırsın yüreğinize dilinize sağlık ❤️
Eline diline sağlık kalbi güzel insan
Emeğine sağlık bilinçli gençlerin hayır yolundaki kaygı ve gayretine şahit olmak ne hoş.
Yüreğine sağlık valla
Emeğine sağlık maşaallah kardeşime ☘️ Rabbim ilmini arttırıp ilminle her daim amel edebilmeni nasip etsin inşaallah