Kaybettiklerimiz

19.05.2023
Okuma Süresi: 4 dakika
A+
A-
Merhaba ben Büşra. Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesinde İslami İlimler Fakültesinde okuyorum. Aynı zamanda özel bir dershanede Arapça öğretmenliği yapıyorum. Bir müddet hobi olarak olarak Seriyye Dergisinin baş yazarlığını yaptım. Şimdi de burada sizlerleyiz. Halkla olmak, halkın sesi olmak için gayret ediyor ve çabalıyoruz....

Vicdan… Son zamanlarda üzerine tozla üflediğimizde geçmeyecek üstü tozlu bir duygu haline geldi. Hoş, en güçlü deterjanla silsek dahi tozlarını asla gideremeyeceğimiz bir duygu haline bürünmeye başlıyor… Peki neydi bu duygu? Bir anda duygu seline kapılıp yaptığımız insani yardımları bir pişmanlıkla yok saymak mıydı? Yoksa ömür boyu birilerinin yüzünde oluşturduğun tebessümü öbür boyu hatırlayıp, yüzümüzün gülümsemesi miydi?

Yakın çevremde olan birçok kişinin isteği üzerine bu konuyu ele almak istedim. Bir depremzede olarak, depremzedeler olarak üzgünüm, üzgünüz. Sadece bu asrın felaketini yaşadığımız için değil, tercihlerimizden dolayı yargılanıp horlandığımız için. Ne yazık ki kaybettiğimiz ve yok olmaya yüz tutan duygumuzun sadece vicdan değil, saygı olduğunu da büyük bir sitem ve üzgünlükle dile getirmek gerekiyor. Balzac’ın şu hoş sözünü hatırlamakta ve öğretmekte fayda var ‘Vicdanımız yanılmaz bir yargıçtır. Biz onu öldürmedikçe’. Değerleri ve duyguları ile var olan insanoğlu, vicdan ve saygı duygularını öldürmekte birbirleriyle yarışıyor adeta. Bu yarış neden ve nereye? Bu kavga neden ve niçin? Aynı gökyüzüne baktığımız insanlara duyduğumuz bu vicdansızlık neden? Kardeş kardeşe karşı vicdan duygusunu ne zaman yitirmeye başladı? Akıllarımızda birçok soru işareti var. Ama oturup birbirimizle konuşacak saygımız yok. Kalbi kırılmasın diye susacak vicdanımız yok. Yitirmişiz… Yitirmeye devam ediyor ve gelecek nesillere aktarıyoruz. İnsanoğlu olarak, insan olarak üzülmüyor, kahroluyoruz. Tabi bahsettiğimiz bu kavramlar vicdani duygularını kullanabilen ve kavrayabilen insanlar için geçerli. Barındığımız bu topraklarda ve altında yaşadığımız bu gökyüzünde kavga etmemeli ve kardeşi kardeşe küstüren adına kir bulaşmış siyaset kelimesi için saygı çizgimizi aşmamalıyız. Seçimlerimiz, dilimiz, dinimiz ne olursa olsun. İnsan vicdan duygusunu kullandığı sürece diri kalabilir. Her şey gelip geçici fakat dostluklarımız ve kardeşliklerimiz bakidir. Artık oturup kendinizi sorgulamanın zamanı geldi de geçiyor bile. Basitçe şeyler için kalp kırmamalı, kırdığımız kalbi tamir etmeye çalışmalıyız. Çalışmalıyız ki diri kalalım. Yukarıda da bahsettiğim gibi bu kavramlar insan olan, insan olmaya çalışan ve insan gibi kalmaya çalışan şahıslar içindi… Siyaset yüzdeleriniz için değil, vicdan ve saygı da yarışmanız umudu ile…

Yazarın Son Yazıları
23 Şubat 2023
9 Mart 2023
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.