Lobicilik Kavramı ve PR

16.03.2023
Okuma Süresi: 5 dakika
A+
A-
Merhaba ben Ebrar Saygı, 20 yaşındayım. Yaşar Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü öğrencisiyim. Okumayı ve bir şeyler yazmayı oldum olası çok sevmişimdir o yüzden burada olmaktan mutluluk duyuyorum. Aynı zamanda kültürel aktivitelere elimden geldiğince zaman ayırmaya çalışıyor üniversitemizdeki topluluklarda aktif görev alıyorum. Reklamcılığın yanında ilerleyen yıllarda sinema alanında da kendimi geliştirip senaryo yazarlığı üzerine eğilmeyi hedefliyorum.

Cambridge sözlüğüne göre; Lobicilik, ‘’karar mercilerinde bulunan yetkin kişileri, genellikle hükümetlerin seçilmiş üyelerini, kuruma veya içinde bulunduğu endüstriye avantaj sağlayan yasa ve düzenlemeleri desteklemeleri amacıyla gerçekleştirilen ikna etme çabaları’’ olarak tanımlanmıştır. Kısaca lobicilik; karar verme süreçlerini etkileme ve yönlendirme olarak tanımlanabilir. Lobicilik tarihte ilk kez 1946’da Amerika’da “Federal Regulation of Lobbying Act” ile yasal bir hale getirilmiştir.    Lobicilik, günümüzde de karmaşıklaşan uluslararası ilişkilere farklı bir bakış açısıyla yaklaşılmasını sağlar.

Lobicilik Faaliyetlerini, Halkla İlişkiler ve Uluslararası Halkla İlişkiler açısından da değerlendirirsek eğer; Halkla İlişkiler, bir kurum ile hedef kitlesi arasındaki iletişimi oluşturup yürütmeye yardımcı olan yönetimdir. Uluslararası Halkla İlişkiler ise ülkelerin uluslararası çapta, ülkelerin ve hükümetlerin imajını oluşturup itibarını sağlamlaştırmak için yürüttükleri iletişim yöntemini ifade eder. Bu verilere göre lobicilik faaliyetini halkla ilişkilerden bağımsız tutamayız. Birbirleriyle kuvvetli bir ilişki içerisindedirler ve lobicilik faaliyetleri sayesinde şirketler, hükümetler ve ülkeler itibar yönetimi, kurum kültürü, sosyal kriz yönetimi gibi faaliyetlerde gelişme yaşar.

Lobicilerin kullandığı belli başlı lobi türleri vardır. Bilgi Lobiciliği, Sessiz Lobicilik, Doğrudan Lobicilik, Kolektif Lobicilik, Wagner Tipi Lobicilik, Sosyal Lobicilik bunlara örnektir.

Etkili lobiciliğin belli başlı temel kuralları vardır. Öncelikle strateji belirlenmelidir ardından ise konu hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olunmalıdır. Zamanlamaya dikkat edilmeli, medya ile ilişkiler iyi yürütülmeli, dijital ortamlardan ve sosyal medyadan yararlanılmalı, iletişime geçilecek kişi ve kurumlar doğru seçilmeli ve bunların yanı sıra da güçlü hedefler belirlenmelidir.

Lobicilik, itibar yönetimi, kurum kültürü yönetimi, ilişki yönetimi, algılama yönetimi, kurumsal iletişim, kurumsal sosyal sorumluluk, sponsorluk ve sosyal kriz yönetimi ile ilişkilidir.

Amerika ve Avrupa’daki lobicilik faaliyetleri Türkiye’ye göre oldukça gelişmiş olsa da bu yazımda Türkiye’nin düzenlediği iki tane lobi faaliyetini yazının devamında görebilirsiniz.

Türkiye dünya basınına kendini etkili bir şekilde açıklayamadığı için bazı konularda (Örneğin; Ermeni Problemi) her yıl gündem haline gelmektedir. İlk olarak 1987 yılında düzenlenen The Magnificent Süleyman (Muhteşem Süleyman) adlı sergiyi örnek verebiliriz. Bu sergi Kanuni Sultan dönemini,  o dönemdeki kültürel ve sanatsal etkinlikleri tanıtmak amacıyla birçok ülkede açılan sergidir. Sergide çoğunluk Topkapı Sarayından olmak üzere Amerika, Avrupa ve Asya ülkelerindeki eserler toplanarak toplamda 210 yapıt yer almıştır. Bu serginin esas amacı bütün dünyaya sadece savaşmayıp kültür ve sanata da değer verdiğimizi kanıtlamaktır. Ayrıca sergi Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki hoşgörüyü de temsil etmektedir.

Bir diğer lobicik faaliyeti ise 4 Temmuz 2009 yılında Fransa’da başlayan ve 9 ay süren ‘’Türkiye Mevsimi’’. Fransa’nın Trocadero Meydanında Anadolu Ateşi’nin gösterisi ve Mercan Dede konseriyle başlamıştır. Düzenlenen bu etkinlikte 400’e yakın sanatsal ve kültürel faaliyet gerçekleştirilmiştir. Türkiye Mevsimi sayesinde Fransa ile Türkiye arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler güçlenmiştir. Fransa genelinde 42 sergi açılıp Türk edebiyatı, sineması, kültürü ve müziği tanıtılmıştır.

Amerika ve Avrupa’nın devlet stratejisi olarak kullandığı lobicilik faaliyetleri kamuoyu için büyük önem arz etmektedir. Yarattıkları kamuoyuyla büyük kitleleri harekete geçirebilirler. Bu noktada da görüyoruz ki halkla ilişkiler ve lobicilik birbiriyle oldukça derin bir ilişkiye sahiptir.

Türkiye’deki lobicilik faaliyetleri Amerika’daki gibi devlet stratejisi halinde olmadığı için lobicilik faaliyetlerini genellikle iş insanları ve dernekler yürütmektedir.

 

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.