Sektörün Yeni Alanı: Uyarlama

06.04.2023
Okuma Süresi: 3 dakika
A+
A-
Hepinize merhaba, adım Dilay Yıldırım. 20 yaşındayım, Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 2. Sınıf öğrencisiyim. Küçüklüğümden beri yazıyorum ve yazmayı çok seviyorum. Çok fazla kitap okuyorum, çok fazla film izliyorum ve bu izlediğim filmleri çözümlemeye çalışıyorum. Tarihe çok meraklıyım. İnsanlarla iletişimim iyidir. Sosyal bir insanımdır. Şu anda yazdığım bir senaryo ve bir adet de yazmaya çalıştığım kitap denemem var. Ortaokulda iken kendi öykülerimi yazdığım bir kitabım mevcut. Ayrıca kendi blog sayfam da her türlü konuyla ilgili yazılar yazıyorum. İleriye dönük hedefim sinema alanında iyi bir senarist olmak.

Hepiniz biliyorsunuz ki uyarlamalar günümüzde yönetmenler, yapımcılar ve senaristler için birer kolaya kaçma yöntemi olarak görülmektedir. Çünkü ben uyarlama olan her şeyin içinde birer mantıksızlık olduğunu düşünürüm. Örnek verecek olursam, okuyucu bir kitapçıdan uzun zamandır okumak istediği bir kitabı çok isteyerek alır ve bu kitabı bir solukta okur ve bitirir. Okuyucu bu kitabı okurken her cümlede farklı bir betimleme yapar. Farklı bir dünya kurar kitaba yönelik ve o kitabı okudukça biraz da o dünyada yaşayan bir insan haline gelir. Daha sonrasında okuyucu bu kitabı bitirir “Keşke dizisi, filmi yapılsa” der. Çünkü okuyucu kitapta okuduğunun aynısının yapıldığı dizi ya da filmde olacağını düşünür. Ve tabi ki olmaz.

Şu sıralar da yabancı dizi ve filmlerin Türkiye versiyonu çok gündemde. Ben bu fikri gerçekten mantıksız bulanlardanım. Çünkü yabancılardan uyarlanan dizi ve filmler de Türk versiyonuyla çok bağdaşmıyor.

Uyarlamalara farklı bir açıdan baktığım zaman iyi bir yanı olduğunu da görüyorum. İzleyici, evinde televizyon izlerken kitaptan uyarlanan ve yayın hayatına yeni başlayacak bir dizinin fragmanını görüyor. Dizi yayın hayatına başlamasından itibaren diziyi izlemeye başlıyor.  Bir süre sonra soluğu kitapçıda alıp izlediği dizinin kitabını alıp bir hevesle okumaya başlıyor. Ve kitabı okumaya ve diziyi de seyretmeye devam ettikçe ortada çok büyük bir fark olduğunu fark ediyor. Örnek verirsek kitapta bir karakterinin betimlemesini herkes kafasında farklı bir şekilde oluşturur. Ama okuyucu ve seyirci o kitabı okurken dizideki kişiyi koyar. Bu da yanlış betimlemeler silsilesini beraberinde getirir.

Umarım zamanla daha özgün hikayelerin olduğu dizi ve filmler yapılır…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.