DİLE GETİRİLMEMİŞ GERÇEKLİK: İNSİGHT
İç görü, psikolojide, rahatsızlık belirtileri ile bunların kaynakları arasındaki bağlantıları görmek ve en derine inmek anlamlarını taşırken, reklamda asıl amacı ve tanımı tüketicinin davranışlarını ifade edememe durumu, arka plandaki bir başka eğilimi gözlemleyip açığa çıkararak, tüketicinin hisleri çerçevesinde daha önce keşfedilmemiş neden-sonuç ilişkisini pazarlama faaliyetlerinin önünde yeni bir dünya açmaya “evet ” diyen bir olgudur.
Marka müşterisi hakkında içgörüye sahip değilse etkisini yitirir. Bunun temel nedeni ise içgörüye sahip olmayan markaların, iletişim çalışmalarında zayıf olmalarıdır. Peki iç görüye ulaşmak için doğru adımlar nelerdir? Markadan gelen brief doğrultusunda hedef kitlenin alışkanlıklarını, düşüncelerini, kültür ve gelir seviyelerini araştırmak gerekmektedir. Örneğin herhangi bir araba markası ile çalışılıyorsa hedef kitle “Arabalar çok güzel görünüyor, ama gerçekten sağlam mı?” diye düşünüyor.O halde içgörünüzü oluştururken güvenilirliği göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Diğer bir örnekle devam etmek gerekirse Cannes, CLIO, GSMO, Felis gibi birçok yerde başarılar elde eden ve ödül alan Vodafone Kırmızı Işık projesi: Temelde ki sorunumuz ülkemizde yaralayıcı boyutlara gelen, kadına şiddet. Sorun çözümü olarak proje telefonlara indirilen uygulama ile şiddete maruz kalan kişiye gizli ve hızlı bir şekilde yardım çağırabilecek, bu iletişim stratejisiyle Vodafone toplumumuzun kadına şiddete karşı olan hassasiyet içgörüsünden, tüketicisiyle duygusal bir bağ kurmuş, duyarlılığını ispatlamış ve prestijini yükseltmiştir. Daha önce bu içgörü üzerine gidilmiş olsa bile bu sorunu farklı kelimelerle ifade edebilmiş farkındalık seviyesini yükselterek ve günümüz teknolojisinden faydalanarak uygulama geliştirmiştir. Üstelik bunu sosyal medya üzerinden kadınlara tavsiye veriyormuş gibi görünen video içerikleriyle, ağda bantlarıyla, kıyafet etiketleri gibi kanallarla duyurmasını tek başına bir içgörü olarak değerlendirebiliriz. İçgörü sayılacak saptamalar, insanlarda “Aynı şeyi ben de hissetmiştim ama bir türlü kelimelere dökmemiştim”, “Tam olarak söylemek istediğim buydu”. dedirtecek cümlelere dayanır. En net haliyle içgörü; dile getirilmemiş gerçekliktir.