Körfez Savaşı ve Halkla İlişkiler
Halkla ilişkiler uygulamasının pratik örneklerine baktığımızda siyasi alana müdahil olmanın baskınlığını görmekteyiz.Amerika”da George H.W.Bush”un (Baba Bush) başkanlık döneminde gerçekleşen körfez savaşında halkla ilişkiler kullanımının özellikleri eleştirel teorisyenlerin yanlış halkla ilişkiler uygulamalarının politik içerisinde girmesinin sonuçları olarak özetledikleri durumu net olarak ortaya koyabilecek niteliktedir.
Batı medyasının savaşları haberleştirirken uyguladığı dört aşamayı özetlemiştir.
Buna göre ilk aşama krizin ortaya çıkmasıdır.
İkinci aşama düşmanın liderini şeytanlaştırma diğer aşama ise düşmanı birey olarak şeytanlaştırmadır. Son aşama ise vahşetleri sunmaktır.
Knightly’ın dediği gibi Körfez savaşı döneminde bu dört strateji de medya tarafından yoğun olarak kullanılmıştır.
Ne var ki medya belli kurallara sahip olsa da bunları tek başına etkili olarak kullanamaz çünkü haberlerin inandırıcı olarak yaygınlaştırılması bakımından mutlaka halkla ilişkiler tekniklerine ihtiyaç duyulmaktadır.
Körfez savaşı öncesinde medya ilk aşamayı kurmuş. Kuveyt’te bir kriz çıktığını, Saddam Hüseyin”in sivil bir özel hastaneyi bombaladığını duyurmuştur.
Ancak modern dünyada doğruların yaratılabilmesi için bu sadece bir başlangıçtır.
Bu aşamadan sonra halkla ilişkiler endüstrisi devreye girmiştir.
Özgür Kuveyt yurttaşlık girişimi Amerika’nın önde gelen halkla ilişkiler firmalarından bir antlaşma imzalanmıştır.
Firma Kuveytli bir girişimden görevi aldıktan sonra sonra çok ciddi bir halkla ilişkiler çalışmasına girişmiştir.
Bu kapsamda yüzlerce miting düzenlenmiş brifingler verilmiştir.
Basın mensuplarıyla yüz yüze ve telefonla defalarca görüşmeler yapılmıştır.
Benzer şekilde medyaya yönelik onlarca video üretilmiş bunlarla ilgili basın bildirileri de yollanmıştır.
Körfez Savaşına yönelik halkla ilişkiler kampanyası içerisinde en ilginç olan ve bugün halen pek çok kişinin aklında olan önemli bir olay Hill and Knowlton halkla ilişkiler firmasının bizzat ayarladığı 15 yaşındaki Nayirah adlı kız çocuğunun gözyaşları içerisinde kongreye sunduğu ifadedir.İfade tamamen sahtedir.
Halkla ilişkiler firması yetkilileri tarafından hazırlanmıştır.Hatta kız çocuğu ifadesinin nasıl vereceği konusunda eğitilmiştir.
Nayirah ve komplo teorisi;
Nayirah kurgulanmış ifadesine ailesiyle tatilde olduklarını büyük ablasının bir bebeğinin olduğunu anlatarak başlar.Bu sırada sesi çatallaşır ağlamaklı konuşmaya devam eder.
Kız çocuğu son derece temiz ve mütevazi giyimli son derece masum görünüşe sahiptir.
Amerika bu kampanyanın sonucunda ;
Yoğun bir kitle desteği alarak Irak”a savaş açmış ve yüz binlerce Iraklı asker bu savaşta ölmüştür.Bu örnek bize şunu göstermektedir ki;halkla ilişkilerinin kötü kullanımının insanları inandıramayacağı hiçbir şey yoktur.
Çünkü insanlar “doğal olarak pozitif duygulara “elverişli ve sahiptir.
Ve bu duyguların manipüle edilmesi mümkündür.Ama kazançtan başka hiçbir değer tanımayan manipülasyon ustalarının siyasetin tam merkezinde konum almaları masum bir insanın duygularının sömürülmesinin çok ötesinde etkilere sahiptir.Toplumlar bu tekniklerin kullanımıyla birbirine düşman hale gelebilmekte hatta savaşabilmektedir.Bu stratejik girişimlerle yürütülen hamlelerle birlikte kötücül duygulara sahip topluluklar farklı toplulukların adeta kaderleriyle oynayabilmektedir.Bu bağlamda savaşlarda yürütülen siyasal iletişim farklı sonuçlara sebebiyet vermektedir.
Savaşlarda yürütülen halkla ilişkiler kampanyaları şekillenmekle birlikte kördüğüme de dönüşebilir .Bedeli ödeyenlerse daima savaşlarda mücadele eden çoğu zaman nasıl bir savaşın içinde olduğunu bilemeyen ya da yanlış ideolojilere tutunan gerçek insanlardır.