Merhaba, ben İrem Kayaş. 21 yaşındayım. Edirne’nin Keşan ilçesinde doğdum ve büyüdüm.
İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimimi Keşan’da tamamladım. (Kurtuluş İlköğretim Okulu,
Yekta Baydar Ortaokulu, Keşan Anadolu Lisesi) Daha sonra üniversite sınavına hazırlandım.
Yaptığım tercihler sonucunda Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Halkla İlişkiler ve
Reklamcılık Bölümünü kazandım. Şu an bu bölümde öğrenimimi 2. sınıf öğrencisi olarak
devam ettirmekteyim. İlkokuldan bu yana düzenli olarak kitap okuma alışkanlığına sahibim.
İlk başlarda New York Times ve Bestseller eserlerini daha çok okuyordum. Sonradan her
türden kitabı okumaya başladım. Felsefe ve psikoloji kategorilerine olan ilgim daha fazla
oldu. Kitap okumanın yanı sıra karakalem çizimler yapıyorum. Son zamanlarda tuval
çalışmaları yapmaya da başladım. Lisede öğrenimimi devam ettirirken 2 yıl boyunca
basketbol eğitimi aldım. Üniversitenin ilk yılı fitness ile ilgilendim. Seyahat etmeyi ve
fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Seyahat ederken çektiğim fotoğrafları yüklediğim bir
fotoğraf hesabım da var. Zamanımı yazı yazarak, bölümümle ilgili çalışmalara göz atarak
geçirmeye çalışıyorum. Yüz yüze eğitim aldığım süreçte gönüllü olarak sunum çalışmalarına
katıldım. Diksiyonumu, jest ve mimiklerimi iyi kullandığımı düşünüyorum. Gelecekte hayata
geçirmek istediğim projeler hakkında çalışmalar da yapıyorum. Özellikle online süreci bilinçli
olarak geçirmemin daha doğru olacağını düşünüyorum. Bu yüzden bölümümle alakalı
görünür olabileceğim ve ileride referansıma ekleyeceğim çalışmalar yapmak istiyorum. Bu
tarz arayışlar içindeyken hikayenizde paylaşmış olduğunuz iletiyi gördüm ve gönüllü köşe
yazarlığı için sizinle iletişime geçmek istedim. Yapmış olduğunuz çalışmada yazarak
öğreneceğim çok şey olduğunu biliyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Ayrıcalık nedir? Ayrıcalıklı hissetmek ne demektir? Modern dünyada hepimiz tüketici konumundayız. Tüketimi; beslenerek, alışveriş yaparak, tatile giderek, günlük yaşamda, hemen hemen her şeyde gerçekleştiriyoruz. Hatta düşüncelerimizi bile tüketiyoruz. Vaziyet bu olunca markalar ve kurumlar satış odaklı anlayışın getirdiği çağdaş pazarlama anlayışıyla sizi tüketime daha da çok itiyor. Siz de buna karşı koyamıyorsunuz. Çünkü dikkatiniz, zevkiniz, beğeniniz, duygularınız bir şekilde markalara ve hizmetlere çekiliyor. Peki ayrıcalık kelimesiyle tüm bunların ne alakası var? Öncelikle ayrıcalık kelimesinin sözcük anlamına bakalım. Bir kimseye ya da şeye, başkalarından ayrı, ona üstünlük veren özel bir işlemde bulunma durumuna ‘ayrıcalık’ denir. Tüketici her markada her üründe kendini ayrıcalıklı hissetmez. Herkesin ayrıcalıklı hissettiği bir tüketim vardır. Örneğin; Starbucks’ta kahve içen biri X yerinde kahve içen birinden daha ayrıcalıklı hissedebilir. Başka bir tüketici hissetmeyebilir. Her hizmet ya da ürün ayrıcalıklı hissettirmez. İşte kurumlar ve markalar tüketicilerinin ayrıcalıklı hissetmeleri için çeşitli vaatlerde bulunurlar. Reklam kampanyalarını buna göre planlarlar. Ayrıcalıklı hissedeceğiniz kısmı keşfetmeye çalışırlar. Sonuç ise sizin ayrıcalıklı hissedip hissetmemenizdir.