Konumlandırma ve Marka İmajı Arasındaki Temel Fark
Bir ürün veya hizmetin hedef kitle, tüketici veya müşteri üzerinde oluşan algı ve yorumlama biçimine ‘marka imajı’ denir. Marka imajında ürünün/hizmetin özelliklerinden ziyade hedef kitlede nasıl bir duygu ve izlenim oluşturduğu önemlidir. İsim, reklam, tasarım, etkili iletişim ile marka imajı oluşturulur. (Çizgi altı ve çizgi üstü reklamlar) Bu oluşum markanın tanınmasını ve satışların artmasını sağlar. Bir markaya (ürüne, hizmete) bir özellik atfedilecekse o özellik o markada olmak zorundadır. Örneğin; Coca-Cola, benzersiz tat ve orijinal kola özelliğiyle ön plana çıkar. Bunun yanı sıra benzersiz şekilli tasarım şişeye sahiptir. Marka imajı, marka kimliği ile beraber oluşur. Konumlandırma, markanın hedef kitlesine sunduğu benzersiz değeri ifade eder. Hedef kitlenin diğer markalar yerine kendisini tercih etme sebebine odaklanılır. Markalar hedef pazar ve müşterileri için sunduğu değeri ifade etmek amacıyla konumlandırma stratejisi uygularlar. Örneğin; Dove markası, tüm kadınların markanın ürünlerini kullanarak kendi doğallıklarıyla bütünleşmesine vurgu yapar. Yani bir değer teklifi oluşturulmuş olur.
Bir marka için önce marka imajı oluşturulur. Daha sonra konumlandırma yapılır. Çünkü marka iyice tanınmadan konumlandırma yapmak mümkün değildir. ‘Siz kimsiniz?, Nasıl bir kimliğiniz var?’ gibi sorular yanıt bulduktan sonra bu aşamalar oluşum sağlar. Marka imajı, bir markanın bir özellik kapsamında daha çok rakiplerinden farkını belirtir. Konumlandırma ise markanın (ürünün, hizmetin) hedef kitle üzerinde yarattığı değere odaklanır. Tüketici aldığı ürünü/hizmeti eğer bir özelliği ile diğer markalardan ayırabiliyor ve algısında o özellik ile biçimleniyorsa marka imajı yaratılmış demektir. Tüketici eğer bir markayı atfettiği değer
ile hatırlıyorsa konumlandırma yaratılmış demektir. Temel farkın algı ve değer ilişkisinde olduğunu düşünüyorum.